Yaşıyorum öleceğim cinsinden bir hayat işte. Ne anlatılır ki? Neyi anlatmamız gerekiyor ki?
Biz değilmiyiz ömrümüzü birilerine bir şeyleri anlatma telaşıyla bitiren...
Varsın böyle olsun yok okunsun yok kalsın elimizde...
Varsın böyle olsun...
Bozuk, bölük pörçük bir tümce kıvamında...
Demiştim ya vaktiyle ekleyeceğim bir kaç satır daha olduğuna inandım.
Bulut iniyor; ama aslında yükseliyor. Malum o iniş yağmur sonrası su buharının yükselişi sonra bir parçasını koparıp götürüyor. Öyle işte
Anlatamam ki ben başka türlü bulutla tepenin ikilemini, Kavuşmadım hiç bilmem o duyguyu.
Otobüsler hep birilerini götürdü. Ardından yazmalara alıştım
Yazdıklarım cevapsızdı hep, kimsenin yüzüne okumadım.
Bilmiyorum.
Tarihin tekerrürü zikrime bulaştı
Şimdilerde tek yaşanan üç noktaların saltanatı
************
benimde
bir
Umudum
var
artık...
Eserleri
Öksüz Bir Şehre Gurbet Kalma Zamanı,Turuncu Antoloji 2008 (İnadına Turuncu içerisinde bir soluk)
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!