Ben enkazları hiç sevmem
Eşeledikçe altından acı çıkar
Nereye baksan umutsuzluk
Durduk yere canımı sıkar
Ben enkazları hiç sevmem
Hücrelerin oluşturduğu dokuyu
Yağmurların bıraktığı kokuyu
Göz bebeklerindeki korkuyu
Anlatabilir misin?
Yoksulların sessiz çığlığını
Yağmur toprakla buluşunca
Kokusu her yere yayılır
Mayasında toprak olanlar
Bu kokuya bayılır
Şimdi kimbilir kaçımızın
Har ateşlerde İbrahim olurum
Çoban yıldızıyla yolumu bulurum
Süleyman rüzgarlarına tutunur
Harran ovasına savrulurum
Yunus görevin yükünden kaçtı
Yine böyle pırıl pırıl
Bir ilkbahar gününde
İlk karşılaşmamızdı seninle
İstanbul'da Eminönü'nde
Bir martılar gördü bizi
Her vurduğun gol oldu
Ara sıraydı yol oldu
Damla düşen yağmurlar
Birikince sel oldu
Nasıl kırdıysan bu defa
Denizi kumsaldan ayrı tutan
Kızıl güneştir yaşlı kaptan
Yönünü çevirdi mi dinlence yerine
Deniz başlar namelerine
Şafağa kadar yalvarır durur
Kuracaksan bir otağ
Dostunun yanına kur
Düşman karınca olsa
Sen yine de uzak dur
Evinden çıktığında
Ey benim ölümsüz ruhumun
Geçici barınağı,
Sana da bir gün veda ederim
Haktan dön emri ulaştığında
Parantezi kapatır çıkar giderim
Baktım da gözlerine
Kendimi göremedim
Havada bulut da yok
Bir anlam veremedim
Söyle bu kez ne oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!