Hayatın yolları,dikenli taşlı,
Yolcusu; hem yorgun,gözleri yaşlı.
Pembe ümitlerle,çıkmıştık yola!
Ne yazık ümitler kaldı bir fala...
Güllerle bezeli,bir bağqa girdik;
Baharı beklerken; hazana erdik!
Tatlıyı aradık,bal peteğinde!
Gözümüzü açtık; dağ eteğinde...
Feleğin rüzgarı; savurup attı;
Gülleri soldurdu,bülbülü yaktı...
Vefayı aradık; Hep gönüllerde;
Çileyle kapandı,heyhat o perde!
Dost diye sarıldık,her gülen yüze;
Ne yazık dostluklar çıkmadı güze!
Kırıldık yıllarca; taşlı yollarda;
Ne mecal kaldıah ne güç kollarda!
Bahara doymadan; hazanı gördük;
Feleğin ağını; kahrile ördük...
Kırkında saçımız,aklarla doldu;
Karımız; sevilmek ve sevmek oldu...
Anladık ki hayat; kısa ve boşmuş;
Faniler boş ümit peşinde koşmuş!
Hoş Seda kalmışsa,ne mutlu geri;
Hayatta sevmeyen ölse de yeri! ...
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta