İki mavi gözün sahte aynası, boyar dünyayı yalan bir renkle,İki tatlı sözün ipek perdesi, örter hileleri derin bir ahenkle.Toplum tapar vitrindeki o sahte mürşide, alkışlar durur,İyilik sanılan o süslü riya, saf yürekleri kalbinden vurur.Oysa korkunun buzdan eli değince bir gün can evine,"ttttt rrr" diye titrer o kibirli ayaklar, bakmadan mülküne, evine.Ne o azametli egolar kalır geriye, ne o ihtişamlı maskeler,Çıplak bir çaresizliğin kucağında donup kalır o heybetli bedenler.İnsanlar feda etmiş hürriyetini, iki üç gölgenin boş gürültüsüne,Kaptırmışlar kutsal ruhlarını "madene", paranın o kanlı döngüsüne.Bir an durup çekilseler kutsal bir inzivaya, tek başlarına düşünseler,Bileyecekler; ne o tapılan putlar kalır zihinde, ne o sahte değerler.Fakat ürkerler yalnızlığın dürüst yüzünden, kaçarlar içlerindeki uçurumdan,Göz göre göre razı olurlar bu uyuşmuş, bu zehirli uykudan.Bak şu cennet vatana; dilsiz, mahzun, sustukça gerileyen bir kaplumbağa,Kendi mukaddes kabuğuna çekilmiş, mahkum edilmiş zifiri bir karanlığa.Ardından amansızca koşar durur, o tek gözlü, o zülümkar korsan,Çıkar çarkında köle eder masumları, uyanmazsa kalpler bu rüyadan.Oysa insan yırtıp atsa gözündeki o sinsi mili, açsa iki gözünü birden dünyaya,Ne bir muhtaçlık lekesi kalır geriye, ne de boyun eğmek bu uğursuz rüyaya.Siz her varlığı dar kalıplarla sevdiniz, "Arnavut" dediniz, etiketler vurdunuz,Ben o kelimeyi ortasından böldüm; etten ve kemikten o gizli "-luk" ekini ayırdım, duydunuz.Bunun derin sırrını bilmezler asla, ayırt edip de haykıramazlar yüzüme,Çünkü kör olmuş sığ zihinleri, erişemezler benim o uyanık, o asil özüme.Ders vermeyi bir kırbaç, bir emir sanır bu gafil dünya; emretmeyi ise zarafet,Kelimelerin içi boşalmış, ruh satılık, her bağ artık bir ticaret.Bırakın anlama beni, yalnızlığın o mağrur, o dürüst sessizliği güzeldir,Milyarda bir uyanan mühürlü zihin, ancak kendi tenhalığında özeldir.Bütün bu sahte kalabalıklar, bu ruhsuz mekanik düzen, bu yeryüzü fani,Anladım ki her şey bir blöfmüş meğer, çözdüm dünyadaki her faniyi...
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta