Önce unuttuklarını mı unutmalıydı bir başlangıç için, yeniden hatırlamak için?
Unuttukları ve hatırladıklarıyla diktiği giysinin hem terzisi hem mankeniydi, oynadığı sahnede
Gitse miydi, kalsa mıydı?
Çıkarsa mıydı gerçekliğin ona giydirilmiş gömleğini üstünden
Dönse miydi sahnesine, onu bekleyen beyaz zambağına
Hatırlamak o kadar da zor değildi
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Teşekkür ederim Nermin hanım, yüreğinize sağlık...
Her insan kendi hayat tiyatrosunun baş aktörü. Acısıyla tatlısıyla, hakkını vere vere oynuyoruz. Suflör yok, unutmak yok, kaçış desen hiç yok. Eteğimize birikenlerin, hepsi bizim.
Öyleyse, kendimizle barışıp olanı kabullenmek, ileriye bakmak düşüyor bize.
Kutluyorum kaleminizi ve yüreğinizi Çağla Meydan Hanım. Selamlar, sevgiler.
Teşekkür ederim Hatice hanım, hepimizin kalması dileğiyle... Sevgilerimle...
Yüreğinizdeki çocuk hep çocuk kalsın..
Kutluyorum bu güzel şiir için...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta