Gündüzlerimin kısaldığı, gecelerimin uzadığı,
Pencere önü çiçeğimin solduğu,
Dağınık bırakıp toplamayı düşünmediğim düşüncelerimin arttığı,
Slow bir melodinin hep kulaklarımda çınladığı,
Sıkışan ruhumun elime kalemi almayı sıklaştırdığı,
Olay mahallinin hep duman altı olup
Küllüğümün dolup taştığı o anlarda.
Karakterimle mantığımın soğuk savaşında,
Duygularım yüreğimle olan ağız dalaşında ağır yaralı.
Evet…
Tam olarak budur bendeki durum.
Nerede en büyük sorun?
Doldur saki, gecenin deminden,
Kalkamayayım yerimden.
Hece lambamın aydınlığı
Önümü gösterse yeter.
Ben yürürüm en önden,
Aşk denen illetin reçetesini alamam senden.
Çok yorgunum, çok da sıra vardır zaten;
sonra şerden sonra başıma gelenler hayır mıdır?
Bendeki etten kemikten bir can mıdır?
Göğüs kafesinde ne dertler saklıdır.
Kapısını aralayabilirdin, salıverebildin,
Yüreğimin var ellerinde ahı.
Bir kırık ne zamana iyileşir?
Kırk gün mü, yıl mı?
Peki, hayal kırıklığı…
Kayıt Tarihi : 9.2.2026 11:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!