Sırf hatırın için veriyorum karanlıklarımı,
Yalnızlığın acınası düşünüşlerine…
Şuh ruhları çağırdım soframa,
Başköşede tabi ki ela gözlerinle yine sen…
Ellerimizde billur kadehler, içleri dolu zülâl…
Biz içerken;
Şeytanlar, korkular ve karanlıklar hepten lal.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




olmuyor. üç keredir yazdıklarımı silişim
karabas an öyleyse, üşüsün ve donsun
hay al, lakin gelmese dahi, sabadan
çıkıversin eller dua ile bu çıkmazdan...
ne diyeceğimi bilemiyorum. ha ille de bir kaç satır yazmalı mı? madem söyleyecek bir kaç kelime bulamadım; o halde yazmadan geçeyim mi?
benim penceremden bakamaz kimseler bu aynanın yer yer sırrı kalkmış aksine!
bu kadar üzgünlük göğsümü yaşarttı.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta