Sevgilim!
Bazı cümlelerin bu saatte,bu satırlara,bu denli yerleşmesine mütevellit;kırk yıl önce içilmiş acı kahvenin hatrı ile alakası olduğunu hiç sanmıyorum…
Zaten o kahve ilk yudumda dibime çökmüştü.
Telvesi damağımda dağılmadan,kulaklarıma çarpan sözlerin koru,dudaklarımı oyuna getirip,içimde avaz avaz bağıran erbabı yasaklı aşkın dizlerine düşürdü…
Yarınımı koynumdan çalıp,beni bildiğim,gördüğüm yerlerden çok uzakta bir yerde yalnızlığın sığamadığım odasına kapattı.
Buraları seni içimde hallettiğimi,yok ettiğimi,unuttuğumun altını çizen cümlelerle doldurmak isterdim.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta