Bir salonumuz vardı, loş tapınaklar gibi.
Sen geldikçe bakımlı, sen geldiğince temiz.
Hani duvarlarında sevişirdi sesimiz!
Hani göğsün vururdu bir silah patlar gibi.
şimdi sensiz şu cihan gözümde bir harabe
Sensiz batan her güneş binbir hüsrâna gebe
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta