Her fotoğraf, her gülüş
soğuk bir odada asılı,
dokunamıyorum,
sadece hayalinle konuşuyorum.
Zaman, duvarlarda donmuş,
her an bir öncekiyle çarpışıyor,
ve ben,
geçmişin esaretinde
sessizce ağlıyorum.
Senin gülüşün hâlâ yankılanıyor,
ama odalar boş,
hatıraların soğuk rüzgârı
tenime değiyor, üşüyorum.
Kapılar ardında kilitli anılar,
her biri birer gölge;
dokunsam kırılacak gibi,
ama yine de dokunmak istiyorum
çünkü başka türlü yapamıyorum.
Gözlerimi kapatıyorum,
bir zamanlar seninle dolu odalarda yürür gibi,
ama ellerim boş,
sessizlik soğuk.
Pencerelerde perde yok artık,
rüzgâr karanlığı içeri taşıyor;
kapanmayan bir yarık gibi
gece, odanın ortasında büyüyor.
Eskiden adımlarımızın izleri vardı yerde,
şimdi sadece tozların fısıltısı var;
bastığım her yerde
senin yokluğunun ince camı
çatırdıyor ayaklarımın altında.
Bir köşede unutulmuş bir fincan duruyor,
kahvesi çoktan kurumuş,
ama dudak izlerin hâlâ orada;
bakmaya korkuyorum
çünkü bakarsam ağlayacağım.
Ve bazen düşünüyorum,
belki bu oda ben yaşadığım sürece soğuk kalacak;
belki de sen dönmediğin sürece
hiçbir kapı,
hiçbir pencere
gerçekten açılmayacak.
Ben bu odanın duvarlarında asılı kaldım,
ne bir kapı var çıkabileceğim,
ne de bir pencere;
yalnızca senin gölgen dolaşıyor içeride.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 15.8.2025 07:19:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!