HASTA ŞİİRLERİ

HASTA ŞİİRLERİ

Ali Eryılmaz

Baba olduğun zaman babalığı anlarsın
Yüreğine ateş düşer alev gibi yanarsın
Çocuğun hasta olsa için yanar ağlarsın
Babanın ne olduğunu o zaman anlarsın

Çocuğun hasta olsa doktorlara koşarsın
Sen zamanesin baban ölse bakmazsın
..

Devamını Oku
Yüksel Nimet Apel

Altını pırlantı takıpta gelme
İçime korkuyu salıpta gelme
Özlemin çekilmez inan öldürür
Özenme güneşe yakıpta gelme

Salına, salına aheste, beste
Kapadın sonunda yürek kafeste
..

Devamını Oku
Serhat Çalışkan

Hilâl karakoldan çıkıtğında artık daha çok şey biliyordu,ve kendisini daha güvenli hissediyordu.Çünki Murat teslim olmuş,peşinde adım adım polis dolaştığı halde kendisine gelmemişti.Burdan iki sonuç çıkarıyordu,birincisi Murat devlete sığınmasına rağmen hala örgütün kendisini yokedeceğinden korkuyor ve bu yüzdende eğer kendisiyle görüşürse,Hilalede bir zarar verebileceklerini düşünüyordu,yani hilali gerçekten seviyordu.İkinci sonuç ise Murat örgüt tarafından yakalatılmış,fakat hiçbir gerçeği anlatmamaya ikna edilmişti.Her iki durumdada Hilal birkaç gün öncesinden daha güvendeydi.Fakat sadece biraz daha güvende olmak ona yetmiyordu.O Muratında biran önce örgütün kirli işlerini okumasını,belki itrafçı olduğu için diğerlerine göre daha az bir cezayla kurtulmasını istiyordu.Çünki hernasılsa halâ onu seviyor,yıllarca hapiste kalmasını,yada örgüt tarafından öldürülmesini istemiyordu.
Karakoldan çıkıpta yaşadığı sitresi biraz dağıtmak için bişeyler içebileceği bir mekan aranırken,telofonu çaldı.
-----Hilal hanım ben halanız,sabriye hanımın komşusuyum,
---Buyrun,yoksa bişeymi oldu
---Halanız biraz rahatsızlandı,sizi aramamı söyledi,eve kadar bi gelirseniz
---Peki sağolun hemen geliyorum
Telaşlanmıştı,Halası Sabriye hanımKarataşta oturuyordu.Kocası öldükten sonra son beş yıldır yalnız yaşıyordu.Hilâli bir kaçkez çağırmış,bekar evlerinde kalacağına kendisiyle kalmasını istemişti.Fakat babasıyla,halasının bir kaç karış toprak için yıllar önce yaptıkları kacga iki ailenin arasını açtığından,Hilal babası kızar diye gidememişti.Ara sıra uğrar,halini hatırını sorar,en çok yemeğe kalırdı.Zaten öğrencilik yıllarından buyana sayılı ziyaretine gitmişti.Ama yinede rahatsız olduğunu duyunca içi kaldırmamış yola düşmüştü.
..

Devamını Oku
Turan Şakalar

Hevesim içimde derdim çok ağır
Sitemler kapladı fanî bedeni
İstersen dârı kur celladı çağır
Götürmez bu asrın ipleri beni...

Asır hasta ruhlar insanlar hasta
Mâneviyât ölmüş gönüller yasta
..

Devamını Oku
Tufan Kemaloğlu

Daha onüçündeydi
Adı Ömerdi
Kara kara gözlerine benzerdi
Boyadan kararan elleri
Beşi bitirince gitmemiş okula
Anası bir boya sandığı takmış koluna
Güneşli günlerde üç beş kuruş kazanacak
..

Devamını Oku
Osman Karahasanoğlu

Çok sitem etsem de işte tarifim
Bak divane olmuş kardeş Arifim
Boş okutur baştan benim marifim
Akıllar ve ruhlar hasta Arifim

Fani mahbuplara gönül tutuldu
Devasız bir dertle insan yutuldu
..

Devamını Oku
Yüksel Ağalar

Ne olduğunu anlayamadan açtık gözümüzü,
Ağladık, güldük bazen verdik hayata özümüzü.
Daha dilimiz dönmeden, aldık büyükten sözünü.
Sanma ki büyüdük; göremedik önümüzü.

Şimdi adımız belki ağabey, abla,
Okullu olduk, birçoğumuz elde kitap la.
..

Devamını Oku
Haşim Koç

Ceplerimizde kahkaha atıyor
Dolar
Ceplerimizde kahkaha atıyor
Mark
Ağlayansa ben
Kahrolansa ben
Çünki para birimim
..

Devamını Oku
Sebahat Uğurlu

Bir yanım çamlıcanın yamaclarında
Öbür yanımda hasta yatağımda
Ortasındayım tüketen yalnızlık girdabının.
Hani,? siz neredesiniz? iyi gün dostlarım

Marmaranın körfezinden esiyor çılgın rüzgarlar
Kabardı yine denizi, çırpınıyor azgınca dalgalar
..

Devamını Oku
Mustafa Benkli

Bak-gör 'HASTANE' levhâsı
Bir de 'HASTA-NE' furyâsı

'Özel'de hasta 'para'dır
'Devlet'te hasta 'parya'dır

Bakmayın siz o 'özel'e
..

Devamını Oku
Halil Topaç

Yüreğime bakmış bir şey yok demiş.
Yaralanmamışsa tabip ne bilsin?
Benden daha iyi sağlam bak demiş.
Kendi yanmamışsa tabip ne bilsin?

Hasta hane içi dışı gibi loş.
Sancılar içimde körkütük sarhoş.
..

Devamını Oku
Erdal Alga

Sabahtı
Eczanenin önü
Adam hasta, kapıda, ihtiyar
Reçetesini uzattı
Siftah yapmıştı ya eczacı
Komşuya gönderdi
Komşu da siftah yapmıştı
..

Devamını Oku
Hasan Yıldız 2

Dokuz ay taşıdın beni karnında
Sıcak yurt verdin bana koynunda
Kollarına sarıp emzirdin bağrında
İstediğin evlat olamadım anam

Ağladım gecelerde kalktın uykudan
Isıttın beni nefesindeki sıcaktan
..

Devamını Oku
Münevver Düver

Annem! Yeryüzünde ilk tanıdığım sen oldun, nurlu bakışlarınla beni okşadın büyüttün. Emeklemeye başladım peşimden koştun, yürümeye başladım düşerken ayağımı sen tuttun, ateşim yükseldiğinde başucumda sabahlayarak uykusuz kaldın. Kucağında, ilk sen okula götürdün beş yaşındayken. Hem annem, hem de öğretmenim oldun, Hatırladıkça, içim acıyor. İlk şiirimi beş yaşında bir lokantada yazmıştım çocuklar var diye sende çantana koyup aylar sonra bana vermiştin onu hiç unutamıyorum annem. Gecemde ışığım, gündüzümde güneşim oldun, büyüttün okullara yolladın, uzaktayken de yanımda oldun. Her hasta oluşunda, yüreğimden bir parça koptu sanki ruhum ağladı canımdan çok sevdim seni annem. Hep derdin ya “Büyüyünce ne olacaksın.” ben seni hep hasta görünce “Doktor.” derdim ama hem doktor hem de yazar olacağım derdim sana “Ne yazacaksın.” dediğinde ise ben de “kitap hem de 157 kitabım olacak.” derdim bu soru herkes tarafından sorulmaya başlamıştı. Bazı sevenlerim ise beni kızdırmak için “Yok yüz kitabın olsun.” derledi ya ben de hemen kızarak “Hayır hayır, tam 157 olacak.” derdim. Ve okullu oldum çalışmaya başladım beş yaşından beri yazdım ilk sana okurdum annem. Yıllarca yazıp durdum, günün birinde dünyaca ünlü bir yazar olarak adımı duyuracaktım ve hep bunun hayalini kurardım. sen de bana hep “İnşallah güzel yürekli kızım.” derdin. Her gördüğüne merak sarıyorsun, hemen öğreniyorsun, sen çok yönlü bir sanatçı olacaksın derdin. Bu sözün bana cesaret vermekle kalmazdı, seni andığım ve yaşadığım her zaman ve her yerde ruhumu okşardı annem.
Günler geçti, gerçekten hayalini kurduğum ve çok çalışarak arzularımın çoğuna ulaştım sayende değil mi? annem. Sana hep derdim ya sana şiirler yazacağım, şarkılar yapacağım günün birinde. Sen de “Sen her şeye layıksın Minoşum.” derdin annem. Ben de büyüyünce sana sürpriz yapacaktım. Sana yazdığım şiirleri kitap yapmıştım son duruma gelmişti ki seni acil olarak hastaneye kaldırdık canım annem. Dalgın yatıyordun. Gözlerini kapatıyordun Alev alev yanıyordun.
Hiç kalkmayacak gibi duruyordun. Beni can evimden vuruyordun canım annem. Rengin sapsarı duruyor, gözlerime bakarak ağlıyordun. Sanki kendi halini biliyor gibiydin annem. Sağından soluna dönemiyordun Beni can evimden vuruyordun. Ateşler içinde sayıklıyordun. Durmadan çocuklarını soruyordun. Her dalışında Tahir'im, Hacı’m diyordun, Durumun çok kötüydü ve sen de bunu biliyordun.
web sitemde sana yazdığım şiirlerimi fotoğrafınla birlikte koyarak tekrar sana baktıracaktım. Site çalışmam henüz bitmediği için sana gösteremedigim için, içim yanmıştı annem
Balcalı hastanesi yoğun bakımda yatıyordun. Beni hep başucunda istiyordun. Dayanamıyor, kalbin içten içe eriyordu. Durmadan gözlerinden yaşlar akıtıyordun. Canım annemi 23 Nisan 2005’te yoğun bakıma yatırıp 25 Mayıs’ta yoğun bakımda kaybettik. O en çok sevdiğimdi, yaşam kaynağımdı. Onsuz ne yaparım bilemiyorum diyerek ağlıyordum.

34 gün hastanede yattığın zamanlarda benim sana yapacağım sürpriz de bitmişti. Ama sana gösterme şansım olmadı. Senin cansız bedenini morgda bana gösterdiler hala unutamıyorum. Açık olan o kocaman kahve gözlerini son görüşüm oldun. Varlığında sığındığım tek limandın yokluğunda da sığındığım tek liman yine sen oldun annem. Yokluğun bana acı verdi hem de acıların en büyüğünü. Beni benden var ettin sevdiğime yar ettin hislerimde gözyaşım oldun, sevincim ekmeğim aşımdın, seven gönlümde harmandın, türlü dertlerime dermandın, dünyalar güzeli idin annem, sensiz geçen günler çok acı. Yalnızlık, ne acıdır. Bir başına, yapayalnız, İllaki sensizlik ne acıdır annem. Sana yüzlerce dizeler az olur annem. Güneş batmak üzere, umutlarım gibi, yalnız ve bir başıma. Depreşir sancılarım geceler serseri, Geceler acımasız, Ve gecenin rengi ağır taşımıyor bedenim. Sensizlik geceden daha ağır annem. Ürkütüyor beni, zemheri bedenim Sıcaklığına hasret, Üşüyorum anne. Toprak susamamış yağmura sana susadığım kadar. Yorgunum, Yorgunum anne. Takatten kesildi dizlerim eridi göz ferim yolunu gözlemekten. Sensizim, sensizim annem. Gel artık gel, çok özledim annem! ..
..

Devamını Oku
Adnan Durdağı

Daldın işe güce unuttun bizi
Gözümüz yollarda bekleriz sizi
Gelirsen sunarız gülü nergizi
Bu kadar ağırdan almayın derim

Ayrılık uzadı canımız sıktı
Kırldı kalbimiz bizleri yıktı
..

Devamını Oku
Oğuzhan Akay

“ Bugün yine gönlümün bahçesinde gezindim” tek yeşil olan
Kahve içtim, dilek tuttum, kısmet aradım
Bugün yine geçim derdine düştüm, polislere küstüm
Haberlere çıktım, vücudumu topladım yoldan

Bugün yine seni hayal ettim, sinemaya gitmedim
Yastığımla nikah tazeledim, elimi aldattım
..

Devamını Oku
Mehmet Yücel

Hasta geldi hasta gider dünyadan.
İlacı yok doktoru yok pulu yok.
Yalan değil çıplak doğdu anadan.
Ruhu yoksul, özü yoksul, çulu yok.

Yandı yürek bu canımdan usandım.
Vicdansızı ben kendime dost sandım.
..

Devamını Oku
İsmail Adil Şahin

Ne hasta olalım da, çiçekle gelin bize;
Ne de siz hasta olun, yoklamaya gelelim.
Mutluluk çiçekleri renk katsın evinize,
Müsaadeniz olursa, koklamaya gelelim.

Dostumuz dedik bir kez, bize konuk oldunuz,
Hanenizi açtınız, misafiriniz olduk.
..

Devamını Oku
Ali Tırnaksız

Bugünlerde gönlüm hasta Selam söyleyin benden dosta Mektup yazdım götürmez posta Çaresizim çaresizim Rengin degişti,yüzün soldu Hasta mıyım bana ne oldu? Dertli yüzüm ne zaman güldü. Çaresizim çaresizim Uzak düştüm varamadım sılaya Nazlı yari görmeyince duramadım Kendime bir diyar bulamadım Çaresizim çaresizim Pişmanım geldiğime buraya Bir daha gelmeyeceğim Med rafta Ulaştırın beni nazlı yare Çaresizim çaresizim Bir kardeşim var halimi sormaz Hiç yüzüme gülmez Küçük kardeşiyim hiç sevgi vermez Çaresizim çaresizim
..

Devamını Oku
Mustafa Sarı

YALAN

İnsana yakışmaz kuru bir hata
Yalanı yanlışı katma hayata
Mahşerde takılırsın uzun sırata
Yarıyolda bırakan binektir yalan

..

Devamını Oku