HASRET MAKAMI
Gönül hırkası yamalı,
Gözüm yollara dayalı,
Gözyaşım gamla mayalı;
İşte hasretin makamı.
Takvim ömrü kovaladı,
Hicran bağrımı taladı,
Sensizlik can yaraladı;
İşte hasretin makamı.
Sesler çekildi evimden,
Bir feryat koptu dilimden,
Gül kurudu ellerimde;
İşte hasretin makamı.
Gölgeler çöktü duvara,
Gece büründü efkâra,
Merhem kâr etmez bu yara;
İşte hasretin makamı.
Umut yoruldu peşinde,
Adın saklı her düşümde,
Lâl kaldım kendi içimde;
İşte hasretin makamı.
Bu son durak, vade yetti,
Vuslat hayali uçtu gitti,
Burda artık söz de bitti;
İşte hasretin makamı.
(... Mavi düşlerimi hicran bürüdü,
Gönlümün katresi vuslata yürüdü...)
Pakize ÖZBAŞ
mavikatre 💧
04.06.2026
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 18:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Kelimelerin sustuğu, takvimlerin yorulduğu o son durakta; gönül heybesinde sadece hicran taşıyanların makamıdır hasret... Mavi düşlerin vuslata yürümesi dileğiyle." 💧 pkze-mavikatre 💧 "Her insan kendi kalbinin gurbetidir ve her hüzün, vakti geldiğinde kendi sesini arar. Bu şiir; umudun yorulduğu, kelimelerin sustuğu ve geriye sadece teslimiyetin kaldığı o en tenha yerde yazıldı. Seslerin çekildiği, gecenin efkâra büründüğü o gizli iklimden geçiyorsanız eğer; hoş geldiniz. Sızım sızım işleyen bu satırlarda kendinizden bir iz bulmanız dileğiyle... İşte hasretin makamı."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!