Hatırlar mısın Mehmet, sokağın başındaki bekâr evini,
ve evin yanı başındaki sokak lambasını,
ışığı ölgün ve direği paslı? ...
Sanki o da bir gurbet yaşıyordu bizim gibi, uzun ve yaslı.
Ölgün ışığına bakarak az mı hayallere dalardık?
Sonra bir gün,
Mahallenin çocukları kırdı da lambayı,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



