Beyni sıkışmış madde arasına ,
Bakarken gözleri ette kemikte.
Sarhoş bakmaz önüne arkasına,
Kendisini sanır ,medeniyette.
Dili sıkışmış dişler arasına,
Kapıldım akıntısına,kanlı çayın.
Söylemedin bana,devrekani ile,
Buluşacağım.
Birleştirince gücünü,demedin,
Küre dağlarını dibinden,
Yaracağım.
Sözler ıslatır,açık gönülleri,
Katresi varsa,içinde irfanın.
Anlamak için,yüce hikmetleri,
Arif olması, gerekir insanın.
Yağmur ıslatır,açık gönülleri,
Anlamsız, kendimizi ölümle korkutmak.
Nasıl filizlenir tohumlar,yaprak yaprak.
Öğretecek yeniden dirilişi toprak.
Ölümün içinden nasıl çıkar yaşamak.
Filiz toprağı nasıl deler,sürer çıkar?
Susamıştı dostum,bilmez ki suyun sahibi.
Kendi su iken, suyu arar işin garibi.
Dostluğunun damlası,ruhumu serinletir.
Akışında saflığın, suyunu kim kirletir.
Konuşuruz özümüzden beş bin yıldan beri
Azeri,Türkmen Kırgız,üç yüz milyon her biri.
Altı yüz on altı bin kelime hala diri.
Bilmez mi kendini inkarda birkaç serseri.
Dilimdedir,bayrağımın toprağımın sesi.
Bilirim asildir senin soyun.
İnceden süzülür selvi boyun.
Söylenir çok güzelmiş huyun
Türkmen gülüm,türkmen gülüm.
Sensiz geçmez bir günüm.
Türkmen gülüm,türkmen gülüm
Hem yazına,hem baharına.
Hem gülüşüne,hem ahına.
Düne,bu güne,tüm yarına.
Türkülerin bir sözü vardır.
Mızrabı vurur, telli saza.
Bir tarafta vicdanın körebesi,
Hak ve hakikatla kafa bulanlar.
Bir tarafta cüzdanın heveslisi,
Hakkın namına kafayı bulanlar.
Kelimeler şimdilerde bedelsiz,
Sevdam gibi yüce,dünya kadar büyük müsün?
Yoksa gözümün dibinde, kibrit çöpü müsün?
Sevgimi sığdıramadım,sığmadı hiç kaba.
Bilmiyorum senin gönlün alır mı acaba?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!