Sen yedi tepeli şehir, sanki kalbe tatlı bestesin,
Ayrılmaz bedenler senden, sen her bir nefestesin.
Güzellik puldur yanında, sen ki güzelden güzelsin,
Sevdan gönllere aksın İstanbul.
Ak çehren bir nur olur doğunca ufuktan güneş,
İstanbul, şehirler seçilmişi İstanbul,
Beşerin bin bir türlü Kimi Hakka' a, kimi dünyaya kul!
Malolmuşken sen imanlı göğüslerin son nefesine,
Yazık! Yakışmaz böylesi nice imparatorlar gözdesine.
Geceleri zindan eden
Hasret dediler adıma
Bilir beni kalpten seven
Hasret dediler adıma
Sabır taşını erittim
Sanma anlatmaya heceler yeter
Yar diye başlayan sözümden anla
Yandım aşk odunda dumanım tüter
İçimde tutuşan közümden anla
Estirmiş Mevla bağıma yelini
Gözümde yaş, her gece olduğunda
İçime sensizliğin acısı dolduğunda
Günler birer yıl oldu Yar yokluğunda
Saymaya gücüm yetmiyor artık
Kulağım bugün acı bir ezgiyle kaplandı
Ayrılık nağmesi var, biraz titrek sesinde
Duyduğum her kelime bir ok gibi saplandı
Kalbim öldü, ruhumsa ölüm arefesinde
Dallarda tomurcuk zamanı gibi
Kanayan yaramın dermanı gibi
Ruhuma hazınmış bir anı gibi
Gitmedi aklımda kaldı bakışın
Hasret yolunu keser yare gidenin
Dağlarda boranmış ben bilemedim
Ömrünü yarine feda edenin
Gönlü bir viranmış ben bilemedim
**Bilmedin**
Sensiz dudağım durmadan
İsmini andı bilmedin
Yaprağımı soldurmadan
Gelirsin sandı bilmedin
Ayrılığın kokusu sardı dört yanı
Sevdaya değil biz gurura eğildik
Yavaş yavaş silinir kalpte her anı
O büyük aşkımızın sonuna geldik
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!