1966 Bursa'da doğdu. 1990 Üniversite mezunu.
Edebiyatla ilgileniyor.
3 çocuk babası.
İstanbulda yaşıyor.
Bir bahar sabahında
hiç beklemediğin bir anda
Hafifçe açılan ahşap bir kapının aralığından
Bembeyaz giysileriyle
Saçları ak
bakışı berrak
Büyük bir gürültüyle kapanan
demir parmakların aralarından
İnsanın ta içinde yankılanan
göğe bir feryat yükselir
Tüm mahkumlar bilir
Yok öyle kenardan dolanmak
Acıdan teğet geçmek
Istırap kilim gibi dokunurken
Öyle uzaktan seyretmek
Yahut bi bakıp geçmek yok...
Oğlum
İlk göz ağrım,
Kabul olmuş ilk duam
Yarımdan öbür yanım
Oğlum
Gözümden kıskandığım
Ekim serin olur buralarda
Yağmur olur, tufan olur üşürsün
Sen dağıt kakülünü en hoyrat rüzgarlarda
Küçüğüm! bu kış da geçsin hele büyürsün
Büyürsün minnacık dünyandan evrene doğru
Sana aşktan sorarlarsa
Yürekten sevmişsen söyle
Korkutur, yaralarlarsa
Tüm suçu bana at, düşünme öyle
Senin kâkülüne değmesin diye rüzgâr
Yalçın kayalıklardan dipsiz maviliklere yelken açmak için bir limandaydık
Sen hürriyete egeydin, ben sana İzmir
Senin saçlarından süzülecekti martılar
Oysa benim Zihni'mde cevapsız sorular
Dilimde dualar
İçimde göz yaşsız ağlamalar
Bir telefon ekranında gözlerin yaşlı
Bir güvercin kalbi kadar titrek ve de telaşlı
Babam
Bir sınır boyunda, sabah beş sularında
Ellerim üşüyor yüzüm tıraşlı
En özenli halimle ayrılıyorum senden
İnsan toprağa, toprak suya
Acı hüzne, hüzün sancıya
Sevinç neş’eye, neş’e bayrama
Sen sana, sen her akşamüstü ağlayan bir anaya
Ben babama benziyorum
Bayram nedir bilir misin Gülüm
Sevinç nedir bilir misin
İnsanın ayakları yerden kesilir heyecandan
İnsan nasıl çiçek açar dört bir yandan
Anan baban gelmişse ziyaretine
Yakınların, gelmişse kardeşlerin...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!