bir beton budanmasıyla
doğan güneşi gizliyor,
göz bebeklerinde ihtirasların.
sorgu sual,
seviyesiz bir üslubun girdabında savruluyor.
gök gürlüyor,
gecesi dinmeyen, gün yüzünün kasvetiyle.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



