Bir harabe görüyorum yitikler içinde
Üstünde duruyor parçalanmış kayalar
Ve görüyorum orada bir ceset yatıyor
Her dalgada yeniden uyanıyor uykusundan
Gözlerinden akan her çiğ damlası sanki
Benim göğsümde yankılanıyor
Kurumuş çöllerde gözyaşları döküyorum
Zihnimin fırtınalarında yalnızca ben ölüyorum
Zamanın kudreti geçmiş üstümden
Aşındırmış eski pürupak saçlarımı
Sarmaşık tutan bacaklarım
Artık gidemez olmuş uzaklara
Ne yazık ki kaybettim ben sesimi
Ne yazık ki terk etti kuşlar beni
Güya dans ederdim kırmızı yağmurlarda
Yağan her damlada yüz bulurdum
Zaman çokça geçmiş olmalı ki
Başka renge bulamış dünya gözyaşlarını
Rüzgara bıraktığım notlar
Yol almadan bana geri dönüyor
Fısıltılar bırakıyorum semaya
Anlatıyorum ruhumu yabancı dillerde
Konuştuğum kelimeleri ben bile bilmiyorum
İnsan aklı nasıl da şaşıyor sarhoş gecelerde
Girdikçe kanıma birkaç damla şarap
Dönüyor tüm dünya beyaza
Nasıl oluyor da renkler toplanıyor
Nasıl oluyor da düşler bana oyun oynuyor
Sakinliği ararken
Aynı şarkılara nota yazmakla uğraşıp
Aynı plağı durdurmamaya çalışıyorum
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 00:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Kalemim kağıda dokundukça
Ve bedenim nefes aldıkça
Hafızam sönmeyecek.
Gelecek nihai amacına -geçmişiyle- buluşacak.
TÜM YORUMLAR (1)