Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
1955 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Kürecik bucağında,buzlar çözülüp yamaçlarda karlar erirken, doğa baharı doğurmaya sancı tuttuğunda, dünya ile bir çığlıkta tanışmışım.
Henüz gülmeyi öğrenmeden, uçuverip baba ocağından gurbetle nikahlanıp,ağlamalı gülmeli günlerim başlarken, onüç yaşımda ansızın gelen misafirim şiirle hayatta dayatmışım.
Hep yanımda can yoldaşım olup, acılarıma kurşun sıkıp, sevmeyi gülmeyi ekti yüreğime. Çoğu kez açlığımı giderip aşım oldu, işim oldu, eşim oldu. ...



