Sevincin damarlarını kanatarak sokuluyorum hüznümün koynuna bu akşam...
Mahremiyet leğimlediğim kelimelerimse, korkup kaçtılar, yankılanan bu cellat narası sözler meclisinden!
Şimdi susmanın bu dehşetengiz boşluğuyla başbaşayım. Ama susmamalıyım!
Nicedir yüz vermese de bana şiirlerim, onlar benim! Ben yazdım onları!
Yüz çevirsede toprağım, tohumumu kabullenemese de, bayrağıma yüz çevirse de, bu toprak benim!
Bu bayrak benim! İnsanlığımı-inancımı ben kazıdım ona...Aşkımı bu çileli bahçeye ben saldım, dallanıp budaklana diye! ...
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta