Ehli Kuran ve amil, bildik seni Kamil bey.
Vuslat vaktinden korkma, kavuşturur yâra mey.
Kardelen açtı buldu, yolu kıştan bahara.
Huşuyla boynu bükük, kulak verdi kuşlara.
Başımıza gelen, her bir musibet.
Sebebi ya isyan, ya da rehavet.
Nice zalim kül oldu, külünden güller doğdu.
Ya da suda boğulup, aleme ibret oldu.
Sapık kuşak her biri, bir Sinoplu Diyojen.
Bırakmadı ciğerde, öflemekten oksijen.
Afgani de giyerdi, uzun sarık ve cübbe.
Şekliyle Müslümandı, ama sözünde züppe.
Bir gün tiryakiye sordum: "Bu sıgara sevdası nereden geldi? Bana şöyle cevap verdi:
"Arkadaş tanıştırdı, girdi hemen koluma.
Dudağımı değdirdim, onun sarı ucuna.
Dokundu dumanı der, hal dert dolu ruhuma.
O anda aşık oldum, ben kendi celladıma."
Bak dünyada dinlere.
Sığmaz onlar kalplere.
Çöle inen Peygamber.
Bu alemde tek rehber.
Eğitti cahilleri.
Kıldı İslam önderi.
Her müslüman asker bir, Tozkoparan İskender.
Dilinde tekbir ile, dürbünü meydan gezer.
İman menzil tanımaz, mermiler sonsuz gider.
Avlar gavur domuzu, haram onu çakal yer.
Rüzgar gibi, geçer seneler.
Rüyalarla, nice geceler.
Akrabalar, artık evlen der.
Evde yalnız, kaldın kalender.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!