Ve halafî güneş, yakıyordu tuğlalarını kadim Endülüs'ün,
gözlerimde kızardıkça argonî günbatım
acı bir Cezayir tütünü sarıyorum saman kâğıda
ki seni kahırrengi tüteyim
ağır ağır sindireyim zerdüş sarısı gömleğime,
tenime..
Ve suretim,
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Çok teşekkür ederim, Ahmet üstadım.. Her daim memnun olurum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta