Hâlâ soruyor musun, “o kim ki?” diye,
Yüzümdeki sükûtu tanımıyorsun sanki.
Ben ağlar mıydım karşında çocuk gibi?
Aynı yere iki defa yıldırım düşmüyor guzum.
Yaşıma bakıp da ne olur kınama,
“Bu yaşta ne aşkı?” deyip susturma.
Bir kez dinle, anlatayım derdimi;
Bir yere iki defa yıldırım düşmez ki guzum.
Dikiş tutmayan, her gün kanayan,
Bir yara ki bu, iyileşmesi mahşere kalan.
Sanki ömrün son imtihanıydı kalbime dolan;
Aynı yere iki defa yıldırım düşmüyor guzum.
Yüreğimde hapsettim o büyük sevgiyi,
Kendi ellerimle koydum toprağa, o sarı saçları.
İçime akıttım alev alev yakan özlemi,
Aynı yere iki defa yıldırım düşmüyor guzum.
Her faili meçhul şiire yazdım ismini,
Ela gözlerin uğruna yaktım cismimi,
Savurdum, toz eyledim senle mazimi;
Bir yere iki defa yıldırım düşmez ki guzum.
Çok ağladım da sesimi duyuramadım,
Kendimi gömecek bir mezar bulamadım.
Garip Murat yaz dedim, kaleme sarıldım;
Bir yere iki defa yıldırım düşmez ki guzum.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 02:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!