İstanbul sana aşığım
Deli gibi ben vurgunum
Sesin özlemin kederim
Hasretinle yanarım yar
İstanbul gibi güzelsin
Hayat bataklık misali düşmüşüm
Çırpına çırpına her gün yaşıyorum
Acılar bir yana hasret bir yana
Aklımı yitirmek ben istemiyorum
Pembe hayaller kurmak çoktan geçti
Serin olur çam ağacın gölgesi
Hayal olur sizden bir yar sevmesi
O kınalı ellerin şerbet ezmesi
Bakır tasta içmek şerbet bal olur
Çok içtim sarhoşum dilim dolaşır
Dağın başına çökmüş bir boz duman
Zalim ayrılık yüreğimi yakan
Yar aman yar aman yar aman aman
Ateşlerde sende yan ol perişan
Garibim intizarım bir gün tutar
Aşkım diye çağır beni
Duysunlar senin sesini
Bir sen bir ben bu gecede
Sevişelim kumru gibi
Ayrılmayalım ne olur
Yaydan çıkan ok geri döner mi
Dostun oku yaraladı yar beni
Mansur gibi dara çektin sen beni
Boynu bükük koydun felek vay beni
Eyüp gibi derde düştüm sor beni
Kara sevda kara çalı olunca
Zehir eder tatlı balı dünya da
Ben bir Mecnun sende Leyla olunca
Dağlar çöller Hicab duyar dünyada
Aşka düşen garib gönlüm olunca
Kimseye kara çalmam olsam da paşa
Sultanım Hünkarı desende boşa
Gün gelir ah eder çekersin cefa
Yalan dolan ile sürme sen safa
Yaşatma bana hem kışı hem yazı
Beni benden alıp gittiğin zaman
Yüreğimden kan gitti ağlayamadım
Dört duvar içinde çırpındım durdum
Derdimi kimselere anlatamadım
Beni böyle bırakıp gittin ya yar
Ömrümü yedin dünya
Ağla gözlerim ağla
Kaldım ben bir başıma
Yalansın yalan dünya
Bel bağlamam ben sana
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!