Gönle düşen kıvılcım değil, bir evren sancısıymış bu, Avuçlarımızdan sızan zaman, meğer ezelin sükûtuydu.
Adım başı dizilen yaşlar, alnıma mühürlenen bir gurbet, Peşimde uzayan o gölge, aslında senden gelen bir davet.
Issızlıkta kalabalığı değil, o tekliği fısıldayan sessizlik, Kalabalıkta kendimi bulduğum o mukaddes yalnızlık.
Bir yanım eski bir sızı, duvarlara kazınan o ilk yara,
Bir yanım aramızda boğulan, o uçsuz bucaksız, mavi derya.
Ben akıntıya tutulan bir talibim, sen kıyısındaki o ebediyet, Aynı ormanda kaybolup, aynı nura sapan o iki hasret. Ardımızda suskun dağlar, şahitlik ederken bu sessiz aşka, Gönle ağır bir mühür gibi çöken, o tarifsiz, sonsuz sükûnet.
Sayılı nefes biter mi, ömür o dar boğazdan geçer mi?
Beni görünce kaçma ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Saklananıp beni süzme ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Tenhalarda bir gölgeyim
Devamını Oku
Ceylan ben seni vuramam
Saklananıp beni süzme ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Tenhalarda bir gölgeyim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta