Dedim, “Sabır nedir?”
“Zamanla barışmak,” dediler.
“Ağlarken susabilmek,
Sızlamadan yürüyebilmektir sabır,” dediler.
“Dedim, kaderimi nasıl seveyim?”
“Yazılanı okumayı öğren;
Okudukça yazanı seversin,” dediler.
“Zira kader, kalem değil;
Kalemin sahibine götüren bir yoldur,” dediler.
“Dedim, yorgunum, nereye varır bu yol?”
“Menzilin sonsuzsa, adımın küçük olmasın.
Yol, yorgunlara değil;
Yürümekten vazgeçmeyenlere açılır,” dediler.
“Dedim, kalbim dar.”
“Affetmeyi öğren.
Affetmek, kalbe ferahlık;
Ruha genişliktir,” dediler.
“Dedim, gurur içimi yakıyor.”
“Sen dumanı görüyorsun,
Asıl yangın kibirdedir,” dediler.
“Gurur, gönle perde olur;
Perdeyi kaldırmadan Hakk görünmez,” dediler.
“Dedim, niyazım eksik, sözüm yetmez.”
“Kalpten çıkan bir ‘ah’
Bazen bin dua kadar makbuldür,” dediler.
“Söz kifayetsiz kaldığında,
Niyet konuşur,” dediler.
“Dedim, artık ben yokum galiba.”
“İşte o vakit, var olanı görürsün,” dediler.
“Çünkü kul, kendini silince
Hakikate ayna olur,” dediler.
Ve sustum yine…
Çünkü sözden çok, susuş öğretir.
Çünkü susan, duyar…
Duyan, Hakk’ı bulur.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 15.7.2025 18:15:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!