Nerden çıktı bu uykusuzluk
Nedir bu uyutmayan düşünceler
Hayatın eksisi , artısı
Hele ki duvarda saat tıkırtısı
İçimde bir huzursuzluk
Ben mahsun sen mutlu mu olacaksın sandın
Benden sonra da gülemezsin sen
Olmaz hayallere dalıp yalanlara kandın
Gün gelecek
Pişman oldum bile diyemeyezsin sen
Sana beni üzme demiştim
Çünkü ben kendimden vazgeçip
Senin olmak için gelmiştim
Çekip giderken sen
Ben seni o zaman bile sevmiştim
Şimdi ne gidecek yerim var
Tanrım konuşmamız lazım
O kadar çok birikti ki içimdeki ahım
Bunları duyacak tek sen varsın
Başka kalmadı kimseye eyvallahım
Yangına su taşıyan karınca misali
O kadar net ki tavrım ve safım
Ben senin en çok buğulu cam da yansımanı sevdim
Üzerine damla damla gözyaşımın düştüğü
Kimi zaman gerçek kimi zaman düş gibi
Sanki karşımda sen varmışsın gibi
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Geleceksin umudu içimde yanardağ gibi
Ne kadar imkansız olsa da geri dönmen
İçimdeki o umut ateşi
Sönmüyor söndüremiyorum
İçimde volkanlar patlıyor
Dışarıya vuramıyorum
Uyan be kıymetlim uyan
Bakma öyle kızgınım sana
Hani gitmek yoktu
Hani başaracaktık zoru
Nerden çıktı bu pes etmek
Uyan be kıymetlim uyan
Senle gezdigimiz sokaklar vardı
Zifiri karanlığı gözlerinle aydınlattığın
O sokakta iri çirkin bir köpek vardı
Her gördüğünde çığlıklar attığın
Şimdi o sokaklardan geçmiyorum
Karanlıktan korkuyorum
Zor geçiyor günler bugünlerde
Alıyorlar yaşama sebeplerini insanın
Birer birer
Ne anlatmak istiyorsun ne de yazmak
Herkes bir şeylerden dert yanıyor
Herkes şikayetçi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!