Bu aşk hastalık artık salgın.
Ruhum sensiz olunca yılgın.
Dolaşıyorum etrafında baygın.
Kalmadı mı aşkımıza saygın?
Bilmezdim zor olduğunu aşkın
Bir gün geleceksin buraya.
O zaman sanki duracak.
Nefreti atacaksın arkaya.
O an nefesim tutulacak.
Bir gün döneceksin buraya.
Gülmedim bahtım gibi.
Üzgünüm sensin sebebi.
Taşıyorsun katı bir kalbi.
Bunun hesabı görülecek.
Sordum cevap veremedin.
Gezmek,görmek, kaderin Yörük.
Gözleri çekik,göz kapağı düşük.
Başında fes ,yemeni ,takmış yüzük.
İşte bu orta Asya kökeni Türk.
Obalar toplanıyor,ateşi sönük.
Geldik vatan için uzaklara.
Sevdik inan düştük yollara.
Bize kucak açan dostlara.
Selam olsun biz ölmedik.
Bizi ölmüş sayanlara.
Gördün mü neyi kaçırdığını?
Aşk bazen yanından yıldız gibi kayar.
Ne çekici ne güzel ne havalı.
Ama şimdi gördüm yalnız yaşar.
Yine bir Eylül hüzün sardı.
Bu gönül kaç Eylül saydı.
Aşkımız başladı, yaprak düşerken.
Ne kadar güzeldi her şey severken.
Yine bir eylül gecesi .
Müjde yaşama bahar geldi.
Güneş daha parlak neşelendi.
Doğa uyandı ağaç ak çiçek verdi.
Lambalar artık söndü, gün uzun.
Müjde nevruz , memleket sevinç.
Bahar gelmiş bir kere...
Papatya ,lale dağılmış her yere.
Güzeller açılmış sere serpe.
Aşkım açmamış çiçek gibi mahzun.
Bahar dayız mis gibi çiçek kokusu.
Özlem aşkımın adı bazen hicran.
Unutmak mümkün değil seni inan.
Nedir bu yüreğimde hep yanan?
Arzularımın nedeni bana yaşatan.
İstanbul surları içinde saklı aşkım.




-
Hakan Özüçelenk
Tüm YorumlarKabiliyet arzeden özelliğimin denemelerini şiirlerimle ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Eğitimim sırasında edebiyat hocalarım bu konuda sadece yazdıklarıma not vermemekle yetindiler Benim bunları yazamayacağımı belirttiler Hatta bir yarışmada birinci olduktan sonra bu yaşta bu çocuk bunu yazamaz diye İ ...