aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Yedi yaşında tiyatroyla, onbeş yaşında şiirle tanıştım. Tiyatro kesintisiz otuz yıldır sürüyor. Ancak şiire 1988 – 2002 yılları arasında uzun bir ara verdim. Bu uzun araya “şiirle artık yeni bir şeyi yeni bir biçemle söyleme olanağı kalmadığı” şeklinde bir yargıya ulaşmam neden oldu. Hala aynı kanıdayım. Ama yeniden yazmaya başladım. Yeniden şiire başlamamın artık tek gerekçesi var: “Yazmasam geberecektim.”
Şiirlerim 1981 – 1988 yılları arasında Kanat, Şiir, Gösteri, Ortaklaşa, Milliy ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!