İSTANBUL
Yerebatan sarnıcı hala su damlatmakta.
Bin asırlık bir tarih İstanbul'da yatmakta.
Fatihin kokusu var Rumeli hisarında.
Top sesleri duyarım Haliç'in kıyısında.
İz
Kuytu bir köşede sindim yalnızlığıma,
Gelmiş gitmişsin bakmam soluma, sağıma.
Bana öyle iz bırak dünyam değişsin o an.
Kaçış
Kendini saldığın zaman kalabalığa,
Kaçıyorsun kendinden de aslında hınçla.
Karabasan
Bu şehir yabancı artık bu kaldırım yabancı,
Elimdeki taşların gelmiyor artık tadı.
Şöyle bir ufuka derin derin bakıyorum.
Makam
Kartal kanadını büyük açınca.
Ne düşünür orda yere bakınca.
Yücede duranlar inince alta.
Alttaki durumu gör ve de anla.
Bahtiyar Gün
Nazarında gördüm aşkın izini.
Tebessüm edişin, gönüle vurgun.
Saplanmaz mı kalbe gizli ok gibi.
Kaşlarından çıkan o sivri sürgün.
Baki Kalan Olmuş mu?
Çile çemberinde dönerken turum.
Beynim uyuşuyor bunu durdurun.
Azrail geliyor hele bir sorun..
Bu dünyaya baki kalan olmuş mu?
Beyaz Yarim
Bembeyaz yağar ellerin göğsüme bir kadın gibi…
Üşüdüğümü anımsarım senle olunca.
Oysa kucakladığım zaman seni,
Buz tutar ellerim.
Açılım
Ey milletim sakın oyuna gelme,
Açılım. uğruna saçılım verme,
Kaynağı dışarda içerde gezme.
Başın dik tutlafla değil eylemle,
Akşam Namazı
Alaca karanlık bir akşam vakti.
Bekledim zamanı, dolmadı vaklti.
Çıkıp gelecekti bir akşam vakti.
Odur sonsuzluğa rahmet müjdesi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!