Bin dokuz yüz seksen bir, bir sarı sıcak imiş
Doğmuşum, elden ele mekanım kucak imiş
Yenice emeklerken zevkim oyuncak imiş
On ay sonra demişler bunun birkaç dişi var...
Kaç yıl yaşadım bağrında lakin;
Az çekmedim yağmurundan, karından, gıcından
Sis pus oldu dağların,
Geçit vermedi yamacından...
Kimi beyaz tenli, kumral veyahut esmer
Kimi şişman, kimini iki dolanır kemer
Kimi tam eşoğlu eşek tek eksiği semer
Tak yuları, vur semeri, çek kırbacı dene gör...
Kimi zengin, kimi fakir, kimi de mağrur
Gülüverdim, gülüverdim
Yari gördüm gülüverdim
Yarime de gülsün diye
Elimdeki gülü verdim...
Dağlar beni, dağlar beni
Yare salmaz dağlar beni
Sevdiceğimin hasreti
Yüreğimden dağlar beni...
Geliyorum, bekliyorsa cananım
Gayrı onun olsun bütün zamanım
Ve derse ki, aşktır benim fermanım
Fermanına bu can diz çöker şimdi...
Fakirim başkentte, başkentte fakir
Yarimin adını eylerim zikir
Kapladı beni bir acayip fikir
Düşündükçe geçmiyor hiç zamanım...
Al yanağı ak pak teni var teni
Sol yanak üstünde beni var beni
Kaç gündür görmedim peri yüzünü
Firakın nasıl bir dini var dini...
Bugün çarşıya indim bir sürü insan gördüm
Her birinin ağzında cıngıllı lisan gördüm
Ben yiğidim deyip de yiğitlik taslayanı
İltifata şımaran küfüre susan gördüm
Sensizlik artırdı durgunluğumu
Hiçbir şey almıyor yorgunluğumu
Karım duymuş sana vurgunluğumu
Beni öldürecekmiş, öldürtme çayım...
Bir adam sever mi çayı bu denli
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!