Çanakkale ortasında Sarı Çay
Nazlı nazlı akmakta
Tekneler kıyısına dizilmiş
Boğazın serin sularına bakmakta
Ben kıraç toprakların çocuğu
Muharrem ustaydı, Neşet ustalar ustası
Ozanlar içinde yoktu Neşet’in kıstası
O gönülden çalıp, gönülden çığırdı.
Ozanlar diyarında bir garip ozandı Neşet.
Miskin şehir hala uykuda
Gözünde akşamın çapakları
Günaydından uzakta
Yarı açık göz kapakları
Dışarıda seçmene çağrı anonsları
Vatan, şem , kandil
On Dört Şubat Dünya Sevgililer günü
Yıllar öncesinden ayrıldığım eski sevgilim
Yirmi Üç yıl sonra bana geri dönmüş
Farkında bile değilim
Onu öldürdüm attım sanıyordu bendeki eğilim
Sesiz sedasız içime girip yerleşmiş
ŞEMSİ YASTIMAN’LA BİRLİKTE
Çanakkale İli'nde Kırşehirli bir ozan
Bozulmuş bağları kalmış tarlası hozan.
Memleket hasretiyle yanmış tutuşmuş
Lapseki Adatepe’de bir kabirde unutulmuş
Gözlerin neden bu kadar yeşil
Yoksa baharı içine mi sakladın
Ellerin neden bu kadar sıcak
Avuçlarına ateş mi topladın
Saçların neden uçuk sarı
Uzun süredir kına mı yakmadın
Şükret fakir olduğuna
Fakirlik senin için keramet
Yaratanın seni sınar
Çalıp çırpıp zengin olanları kınar
Sonuçta beş yüz yıl erken cennet var
Zenginler düşünsün
Gece ezberlerimi bozdu
Görünmüyor gökyüzünde yıldızlar
Ay ilk akşamdan uyumuş
Ortada cirit atıyor
Zifiriye dönmüş karanlıklar
Tek bir ışık
İri gözlerinin kocaman beyazı
Sanki bir Akdeniz yazı
Bayazı ak mı ak
Karası en zifirinden
Kapısına vardığımda
Dönerim her seferimden
Üşümelerimin ateşinde
bedenim alaz alaz
ateşler içindeyim
öp beni biraz
sevdam olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!