Yağmur damlaları,
ince ince yağan yağmurlar...
Ekim de gelmiş bozkıra yağmurlu günleriyle,
yoksul çaresizliklerden uzaklaşırken toprağı güldürenler.
Ekecek yerlerinin tavıyla bir ulu ağaç gibi havalandıkça havalanır, sonsuz uysal dalları ve en güzel meyveleri durmaksızın berrak sabahlara usul usul dökülür, hiç değilse kurda kuşa....
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta