otururdu yalnızlığın kıyısına
hep o güz rengi nehir
salınırken çocukluğun söğüt dalları
çamurdan kuşların neden uçmadığını
sorardı ağaçlara balta değmeden
İbrahim'in kırdığı putları da
zamanın yakmadığı karanlıkta
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




aşkın oyuğudur çınar ağacında şiir...
Düzeltme:
Dizelerini Ömer Hayyam' dan alan Mehmet Güreli' nin bir şarkısı; ' Kimse bilmez'
'Bu yıldızlı gökler
Be zaman dönmeye başladı
Kimse bilmez.... kimse bilmez'
Mehmet Güreli dizelerini anımsattı bu zarif şiiriniz.
Teşekkürker şiir kadın
Sevgiler...
Düzeltme:
Dizelerini Ömer Hayyam' dan alan Mehmet Güreli' nin bir şarkısı; ' Kimse bilmez'
İşte yine "güz..."
Yağmuru buldu
Nehirler suya kavuştu,
Ama "sorular",
nedenler
Niçinler
Bir türlü yanıt bulamadı,
"Şiirler de aşkı aradı",
Henüz... onlar da bulamadı...
Şiirin rengi nerede olsa bellidir
Oysa...
Tebrikler Nazan Hanım..
Güz mevsiminde yağmurlar sancılı oluyor ve bilinmeyen sularla yıkanıyor sanki. Şiirin rengi de güzü yansıtıyor.
Hep şiirle..
Şiirin yüreğine aşkın indiği zamandır
Güz...
Başka hangi mevsim taşır ki
O rengi,
"Yeşilden kızıla dönen",
Sularda...
Çok hoştu yine
Tebrikler Nazan Hanım...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta