Gönül tahtı çöktü, saraylar nisyan,
Kalmadı çevremde, halden anlayan.
Zalim fırtınadır serde kaynayan,
Feleğin çarkına dur derim artık!
Vuslat dedikleri serapmış meğer,
Bu sonsuz cefaya kim boyun eğer?
Sitemim bir kırbaç, arşına değer!
Gökleri başıma yıkar giderim!
Yorulmuş ruhumda bin bir yara var,
Sırtımda dünyanın kahrı, zârı var,
Gönlümde bitmeyen kışın karı var,
Zulmün batağına batar giderim!
Mertlik meydanında közü çiğnedim,
Sabrın süzgecinde, gamı eledim
Ben bu ayrılığa boyun eğmedim,
Kaderin bendini yıkar giderim!
Sol yanımda yârin derin izi var
içimde dinmeyen sonsuz efkar var
Ufkumda ne sevda ne bir diyar var
Kendi ateşimde yanıp giderim
Yıkıldı umudun vuslat nefesi,
Kesildi ruhumun feryadı, sesi.
Boğazımda düğüm veda busesi,
Zamanın nabzını söker giderim!
Umutlar küstü ve karardı şafak,
Ruhumda bir dert var, her yanı nifak,
Yıkılsın bu dünya, bitsin ittifak
Hükmün kefenini yırtar giderim!
Güneşi söndürdüm, kadere pustum,
Vefasız dünyaya hıncımı kustum,
Zulmün deryasında ebedi sustum,
Varlığın tahtını yakar giderim!
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 02:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!