Çocukken hep gurbet şiirleri, gurbet destanları okurduk, anlıyormuş gibi yaparak.
Bu destanların kahramanları hep büyük acılar çeker, sıla özlemiyle yanar tutuşurdu.
Nerden bilirdim anne, bende birgün bu destan kahramanlarından biri olacağım.
Şiirlerdeki, destanlardaki yürek acısını yaşayacağım. Bilemedim!
Benim gurbet destanım hiç anlayamadan başladı.
Sıladan uzaklaştığım günlerden çok daha sonraları; çünkü orda bir bekleyenim elini tutup acımı hafifleteceğim, başımı omuzuna dayayıp, hülyalara dalacağım birini bırakmamıştım.
Ne orda nede başka bir yerde.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta