Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi dört Aralık Kış, Gül Cuma’dır yine.*
**
Seheri ayrı ikram, gündüz Nur bereket,*
Bugüne bayram deriz, gönül bulur şevket.*
**
Dil yarası hiç onmaz, rüzgârı köz eser
Yiğidi kılıç kesmez bir acı söz keser,
**
Dil var engerek olur, dil varki bal döker,
Dil varki taştan ağır, dil varki ok çeker.
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
On iki Aralık dost, söz Pazar’ı yine.*
**
Hitap ki dilden taştı, kelam öze aktı,*
Aşk ile yanar gönül, selam göze baktı.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,
On bir Aralık Pazar sır dediğin zahir.
**
Esrar bildiğin bahir, dip derun define,
Dalgıç olup dal hele, çok batık sefine.
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Yirmi üç Kasım Salı, virandır han, hane.*
**
Günah delice baldır, zehirli bir helva,*
Pek caziptir her günah, oynaktır kir civa.*
**
Selamünaleyküm can, iki bin on sene,*
Sekiz Aralık gülüm, Çarşamba hoş yine.*
**
Ya göz âma, engel var, ya el ve ayaksız,*
Engelli ya bir âza, sakat ki kıyaksız.*
**
Aytül’den kalktı tül, huzura erdi can,*
Elif misali ay, Hak Nur’a serdi can.*
**
Hak Rahmet eyleye, manevi şehit O’,*
Günahı af ola, semavi şahit O’.*
**
Edip kantara gelmez, ölçünü huy bele,*
Yaşarız izzet ile, telli kom duy hele.*
**
Taltifi geri verdik, bilgiye saygı yok,*
Tarihi geçmiş netbuk, pazarda nesli yok.*
**
Selamünaleyküm can, yıl iki bin on bir,*
İki Mayıs Pazartesi, hoş deyiş mehir.*
**
Söz var, barış getirir, söz var savaş gibi,*
Söz var, kalbi zehirler, söz var masum sabi.*
**
**
İstanbul rüyâ şehir, Nebi müjdesi diyâr,
İstanbul hülya şehir, kalbin güftesi gül yâr.
**
İstanbul soylu şehir, geçmişin binler yıl var,
Her ırk seni istemiş, gönüller sevdana dar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!