Sükûnet damla damla birikirken gecenin zifiri karanlığında Ruhuna Şiir üflenmiş Aşktan Bir Kadın Yaratıldı...
Hecelerden kuleler yapıyordu şair, anlamayanlar yıkıyordu büyük dalgalarıyla, ya da bu yıkış denizin coşkusundandı.
Sonra nem aldı mavi gözlerin altın kafiyeli şiir senfonileri. Mutluluk yazgının acı hücresine hapsedildi ve demir parmaklıklara takıldı Güneş uçurtmaları...
Şiirler geceyi delen bir kuş gibi kanat çırptı
ayın tanıklığında yıldızlara doğru seslenerek
Ve söz vermişti şaire sabahı getirecekti kanatlarındaki aşk tozlarında.
Ay büyük bir coşkuyla tepik atıyordu yıldızların podyumda. Şimdi diyordu dilsiz şaire, -şimdi beni bağıracaksın avaz avaz şiirlerin sağır kulağına...
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta