Gün bir sır gibi doğuyor ufuklardan,
gecenin küf tutmuş sessizliğinden,
yüreğimin loş köşelerine
bir tutam ışık düşüyor usulca.
Uykulu gözler açılıyor bir bir,
sanki dokunsalar dağılacak
bir anıyı uyandırır gibi.
Göğsümde semaya asılmış bir ağırlık,
adı konmamış bir sızı duruyor.
Bir yanım uyanmak isterken dünyaya,
diğer yanım karanlığın koynunda
geçmeyen bir yarayı okşuyor hâlâ.
Gün, tenime değer değmez
eski bir acının sesi yükseliyor içimden.
Günlerin bu sessiz uyanışında
en çok kendime yabancı kalıyorum,
ışığa yaklaşsam gölgeye dönüşüyor,
gölgeye dönsem geceye karışıyorum.
Belki de her sabah biraz daha eksiliyorum;
sözlerim yarım, nefesim yorgun,
düşlerimse kapısını kapatmış gibi artık.
Kendime varan yollarım da sisleniyor yavaşça.
Günün bir yerinde bana da
bir parça huzur düşer diye bekliyorum.
Belki bir kuşun kanadında,
belki bir rüzgârın uğultusunda
adımı unutturan acılar diner diye.
Ama şimdilik…
günün çizgisine tutunmuş bir gölgeyim yalnızca,
geceden arta kalan kırık bir niyaz gibi
yavaşça, sessizce tamamlanmayı bekliyorum.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 06:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)