Günaydın Şiiri - Elif Akçasarı

Elif Akçasarı
59

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Günaydın

Sabret..
Demekte kolay değildir, sabretmekte.
Biliyorum..
Benim için sınırları zorlamak kolay, şuan onu yapıyorum.
İlginçtir ki, elimde sabretmekten başka sonuç kalmıyor.
Uzun zamandır Tanrıyla bu kadar baş başa kalmamıştım.
Yine değişmemiş, yine beni siklemiyor..
Ne halin varsa gör dercesine sessiz kalıyor.
Bende sitem etmeyi bıraktım elbette.
Beynimi ellerime akıtana kadar düşünüyorum.
Şimdilerde ne sen kaldın, nede o aptal bakışların.
Bu beni üzmüyor değil, üzülüyorum.. Özlüyorum.
Sessizlikte beraber çığlık çığlığa gelen sevişmelerimiz.
Ellerin kavrayınca belimi, bırakıveriyordum dünyanın boşluğuna kendimi.
Dudaklarının sıcaklığını hissedince, yanıyordu tüm dünya alev alev.
Bir tek biz kalıyorduk içinde..
Birde bulutlara ayna tutan çocuklarımız, içimde..
Gidişlerini sevmezdim hiç bilirsin.
O kapı kapanana kadar onlarca kez tutup sarılırdım sana.
Sanki bir daha gelmeyecekmişsin gibi.
Çünkü ben her kapıyı çarptığında intihar ederdim.
Ardından tekrar açılırdı o kapı, çıplak ayaklarımla birer birer çıkardım merdivenleri.
En tepeye, en yükseğe.
Çaresizliğim bağıra çağıra kızartırdı yüzümü. Siktir ederdim onu da, diğer yaşanmışlıkların yanına.
Dakikalar sonra binanın en tepesinde buldum kendimi.
O kadar herşeyden uzak, o kadar sessiz ki..
Normalde kemiklerimi kıracak olan rüzgar bana dokunmadan geçiyor solumdan.
Yanından..
Martılar gökyüzünün anasını sikercesine çırpıyor kanatlarını. Bana değmiyorlar.
Sonra aşağıya bakıyorum usulca. Kalabalık, telaş, acı, anlaşılmazlık..
Bir yerde doğum yapan bir kadının sancısı, diğer yanda bebeğini kaybetmiş bir annenin feryadı.
Tuhaf değil mi? İkisi de acı çekiyor fakat biri kaybederken biri kazanıyor..
Her neyse deyip kaldırıyorum kafamı yukarıya doğru.
Ben uzansam bulutları tutacağım be adam! Sen kimsin? ...
Derken salıveriyorum kendimi boşluğa..
Bu sefer rüzgar vurmaya başlıyor suratıma doğru.
Kalp atışlarım yağmur damlaları kadar hızlı.
İnsanların bahsettiği gibi film şeridi falan geçmiyor gözlerimin önünden.
Yine sen geçip gidiyorsun..Sonra bir sıcaklık hissediyorum.
Üzerine çakıldığım asfalt alev alev adeta.
Ona bir güzellik yapıp, kırmızı armağanlar bırakıyorum.
Gözlerimi aralayıp baktığımda, onlarca ayak görüyorum.
Kiminin yeni alınmış ayakkabısı, uzak durmaya çalışıyor.
Kimiside param parça olmuş, hayretler içinde yaklaşmaya çalışıyor.
Ağzımı bir açabilsem, defolup gidin diyeceğim. Nefesim yetmiyor, nefesim kesiliyor.
Damarlarımdaki kan durmuyor artık, kontrol edemiyorum hiçbir şeyi.
Bir ambulans sesi..
Babam geliyor aklıma, derken..Bembeyaz kesiliyor baktığım her yer.Ne acı hissediyorum, nede sıcaklık.
Bir kadın geliyor, güzelliğinden ölmüş olmalı.
İncecik parmakları, damarlarını gösteren bembeyaz bir teniyle.
Usulca yaklaşıyor, flu olan her şey netleşmeye başlıyor.
Gülümsüyorum, bu sefer ağzım kulaklarıma giderken kanamıyor.
Buz gibi ellerini uzatıp kapatıyor gözlerimi.
‘ Hoş geldin kızım’ diyor.. ‘
Sonra bir anahtar sesi.
Yine tüm bencilliğinle paldır küldür açıyorsun kapıyı.
Ayakkabılarını girişe bırakıp mırıldanarak yürüyorsun odama doğru.
Yanıma uzanıp, ellerinle uyandırıyorsun saçlarımı.
İşte o zaman, cenneti cehennemi birbirine katıp yine sana açıyorum gözkapaklarımı.
Sen yanımda olduğun sürece ben ölmeyeceğim.
‘ Günaydın sevdiğim..’

Elif Akçasarı
Kayıt Tarihi : 10.7.2013 21:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!