Çözemediğim bir düğüm var içimde.
Zihnim seni affetmeye çalışıyor,
Ruhum ise çoktan vedalaşmış.
Ayrılığı iliklerime kadar yaşıyorum.
Dona çeken ellerim naçar,
Paslı dilim tutuklu,
Ayaklarım prangada,
Gözlerim mühürlü.
Son sözcüklerin boğazımda kalan bir lokma gibi dizili.
Ayrılığın bam tellerinde yalın ayak geziyor ayaklarım.
Her bir adım, anılara vurulan hançer gibi kesiyor maziyi.
Unutuyorum seni,
Beni,
Bizi,
Ve unutamıyorum.
Sessiz,
Sahipsiz,
Cıtırtısızca gidişini.
Oysa döke saça gümbür gümbür sevmiştim seni.
Şimdi ne sevebiliyorum ne de nefret edebiliyorum.
Adın geçince beynimin arka sokaklarından,
Sadece susuyorum.
Sen hiç duydun mu suskun çığlıklarımı?
Gördün mü karanlıklar içindeki umut kırıntılarımı, görme!
Hem sen değil miydin bu aşkı başka bir tene satan?
Sen değil miydin gözümü yaşlarla bırakan?
Sen değil miydin, hayatımı alt üst eden?
Sen değil miydin?
Yaktığım resimlerin külleri hala sıcak.
İhanetin bir kolye gibi yakamda.
Dudak kenarlarımda acı kol geziyor.
Kanlı gözlerime hesap veremiyor bakışların.
Unut diyor beynim, o seni hiç hak etmedi.
Peki, neden hala unutamıyorum?
Sen anka kuşu değilsin ki, külleriyle tekrar tekrar doğuyorsun.
Bitiremiyorum seni, bitmiyorsun.
Bir kova su, yıkar mı ihanetinin izlerini?
Bir mendil çıkarır mı alnındaki lekeyi?
Hangi su arındırır seni?
Hangi musalla kabul eder günahkâr bedenini?
Sen beni yaşarken öldürdün sevgili yaşarken.
28.06.2026 02;53
Kayıt Tarihi : 28.06.2026 06:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!