GÜNAH ŞİİRLERİ

GÜNAH ŞİİRLERİ

Sinan Karakaş

Herkese kavmi kimliğini veren Allah,
Allahın takdirine karşı çıkmak günah.
..

Devamını Oku
Birol Hepgüler

Şu derdini bir söylede bende bileyim,
Gözümden akan yaşı buselerle sileyim,
İste,bu canımdan sana canlar vereyim
Söyle,bu gözyaşlarına günah değil mi?

Bilseydim sana ben,mavi boncuk takardım.
Bir damla gözyaşına,bu dünyayı yakardım
..

Devamını Oku
Muhammet Yarbaşı

Gelen ölüm olsun,
Günah olmayınca…
Derdim derman olsun,
Günah olmayınca…

Giden dünya olsun,
Rahmana kavuşunca…
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Rab’bim tanınmıyorsa, nefise inanılır,
Batıl cazipliğinde Hak’tan uzaklaşılır…

Nefis çıkar peşinde şahsınla alay eder,
Rab’bine ayaklanır, hakikati reddeder…

Nefislerimiz batıl, zulümle nemalanır,
..

Devamını Oku
Jale Ateş

Aynı kapının iki yüzünde günah çıkarıyoruz birbirimize.Kapı katılaşıyor duvar oluyor özümüze. Duvarlar engellerini koymuş dikenli telleriyle.Kaçmak kurtulmak istiyoruz duvarın öbür yüzüne, ellerimiz kan içinde. Hangi kapıya yaslansak sen bir tarafta dağılmış ben kapının diğer tarafında kulak kesmişim her çıkan tıkırtıya.Düşünüyoruz. Düşünüyoruz ve düşüyoruz anlaşılmazlığın soğuk yüzüne. Çok sesli acılar doğurmuşuz diyorum bunca zaman. Mutluluğumuza ait pekte fazla kare kalmamış bizim filmimizde. Zaman yıprattıkça görüntüler de bozulmuş. Zaman yapıcı mıdır yoksa kendini aldatmanın bir başka yolu mu. Aşk Acı çekmenin?
..

Devamını Oku
Dursun Altıner

Devirmi insanlarmı bozulan,
Yetinmiyor helal ile azılan.
İki metre çukur değilmi kazılan.
Gidilmiyormu bir parça bezilen.

Varmı giden servet ile malılan.
Götürdüğümüz günah,sevap,yazılan.
..

Devamını Oku
Birol Hepgüler

Vurgun yedim gözlerinden sanırım,
Alev aldım o dudaktan yanarım,
Her haline her sözüne kanarım,
Söyle güzel bana günah değil mi?

Bazen derya,bazen gökte ararım,
Aşık oldum sana, bahtı karayım,
..

Devamını Oku
Mehmet Vehbi Dervişoğlu


Gönül ilham perisidir
Kabı insan derisidir
Sözüm ondan gerisidir
Gönüllere laf olmaya

Husumeti bitirmeli
..

Devamını Oku
Alparslan Çolakoğlu

Kaç zamandır hasretindeyim senin.Özlemlerim diz boyu.Çoğuzaman bağlanır basiretim düğümlenir boğazımda senli sözcükler.Heran yasaksın bana.Heran uzak.hesapsız katıksız yalansız sevmek yetmiyor senikucaklamaya.Hep uzaktan dinlediğim bir türkü oluyorsun.Hep ellerimi tutuşturan bir ateş.Dokunamam saçlarına gözlerine bakamam sularına karışamam senin.Heran yasaksın bana heran uzak.Mevsimsiz kalışım naçar kalışım sensiz kalışım sendendir.Alevlerini üstüme saldığından beri yanıyorum uğruna.Zaman benden yana değil sen benden yana değilsin.Ürkek bir ceylan gibisin.Ben koştukça sen kaçıyorsun.Ardına düşmekten seni hergün yeniden yitirmekten bıkmıyorum.Biliyorum birgün geleceksin kıyılarıma karışacaksın dalgalarıma.Ama şimdi yasaksın bana şimdi uzak.Aslında sen hiç benim olmadın.Hep savaştık seninle hiç sevişmedik.Gel geceme günah ol bedenime ateş kasıklarımda sızını duyayım kokunu alayım en mahrem yerlerinde kendimi bulayım.Heran yasaksın bana heran uzak.Kavuşmalarımız arzularımız hangi zamana tutsak seni hangi fırtına getirecek.
..

Devamını Oku
Ünal Çağabey

Vardır elbet bir günahım; şeytan musibet olduysa başıma,
Şeytansız olmaz; günah işlenmez zira tek başına..
..

Devamını Oku
Hezari İ Gaddar

Bu gün anlamasanda bir günah ederken
Muhakkak anlarsın bir gün ah ederken...
..

Devamını Oku
Reyhan Tataroğlu

bu sefer...
sırtında bir semer
günah biner
sevap iner
sevap biner
günah iner
yol uzun...
..

Devamını Oku
Reyhan Tataroğlu

Atılır toprağa tohum,sarılır kardan kefene
Sıyrılırken kefenden günah,can verir bedene
..

Devamını Oku
Canan Onuş

Bazen umutsun bazen mutsuzluksun
Bu gün varsan yarın yoksun
Ne günah işledim ki çıktın karşıma sen
Sen var ya sen
Ne meleksin ne şeytan..

Sen var ya sen benim tatlı belamsın
..

Devamını Oku
Şule Akşit

Bir o günah bu günah tutturmuşlar gidiyor
Oysa Sevgisiz yapılan her şeydir günah..
Sevgisiz çalışıyorsa ebeynler
Sevgisiz ekmek götürüyorsa yuvasına
Eşler sevgisiz açıyorsa birbirine kapıyı
Ve sevgisizse hoşgeldinler,hoşbulduklar
Mecbur olmadığımız mecburiyetler inşa ediyorsak
..

Devamını Oku
Ali Aydın

Yelelerini peşine takan çılgın bir at gibiyim,
“Dörtnala nereye koşuyorsun böyle” diye sorma!
Hayat cephelerinde yitirdiğim gençliğimi arıyorum,
Ateşe dayanabildiğim kadar günah işlemek istiyorum.

İlk gençliğimden beri peşinden koştuğum ölümsüz aşkı,
Acıların nasırlaştırdığı yüreğinde yakaladım...
..

Devamını Oku
Funda Kocaoğlu

Serserisi olmuştur birkere daha,ve yine sonkez
Yikilmislari oynasada o sensiz gecelerde.
Vuslata ermeden akiyordur gözyaşlari katiksiz.
Ekmegine sürmüstür sarilmalarini,pencerelerde.
Hasretmiydin aşkmiydin diye sorarim hersabah.
Uyanmalarima zaval indiren bir rüyasin simdiKaldiramiyorum boylesine bir hayati,günah günah
Olsun be gülüm,senin için her ölüme degerdi.
..

Devamını Oku
Ali Rıza Ünal

Aşk belası,

* Ey aşıkların Yusuf yüzlü sakisi ey aşıkların ab-ı hayat bakisi sen aşığnı ne zamana kadar ağlatıp sızlatacaksın ne vakte kadar, gönül deryalarından göz yaşlarını döküp senin mekânın,senin karargâhın,senin cilvegâhın olan,bu gönülleri hırpalayıp duracaksın, ne vakte kadar ağlamaktan baş gözünün körlüğü ne vakte kadar can gözüne vuracak
* Ey aşıkların periveş dilberi sen aşıkların lokmanısın zira onları sen kendine aşık etmede ve çekip çevirmedesin. Lütuf hazinelerini açta lütufkârlığına şu divanelirin doya doya kansın sun sun ki aşk şarabını senin badenden içsinler, içsinler de aşk sarhoşluğundan elini başını kaybedip zülfünde divana gelsinler mahına pervane dönsünler canlarından tenlerinden kurtulsunlarda bir daha huzurunda benlik görmesinler ki senin aşıkların aşk bağında lebbini isterler onları sen bilirsin onları aşk bağında ot arayan eşeklerle bir tutmazsın. Sultanlık hanesinden onlara donunu, göyneğini gönderde Yakup gönüllü aşıkların yüzüne, gözüne sürsünler koklasınlar koklasınlar da hem baş gözleri hem can gözleri açılıp gonca ile al yanağı bir bilsinlerde can sefa bulsunlar,
• Ey aşıkların ete kemiğe bürünen leylası..! Senin adını duyan, senin zikrini söyleyenin aklı başından gider giderde gündüzü düğün, gecesi gerdek olur. Ya yüzünü görenin hali nicedir? Onların, senin görünmenden dilleri lal, yüzleri al kesilirde allığı ateşe döner. Görenlerin aklı melül olurda tuttururlar bir yangın yaygarası, işte ey sevgili sen şimdi bu divanelerin sakisisin. Bunların halini derdini sen bilirsin,senin o yüzüne bi hal olanlara o cömertlik denizinden şifa şarabını sunda onlar görsünler bilsinler ki, bizim Isa'mızın nefesi nasıldır, İbrahim ateşi nasılmış, Musa'mızın tur-u nicedir, Muhammed'imizin nuru kim imiş, bilsinler görsünler,görsünler ki Süleyman mülkünde Belkıs gibi ayağa düşüp,Süleyman tahtında Hak tapusunu görsünler. Neye nasıl tapılır bilsinler. Muhamded hanedanı bab-ı aliye ab-ı hayat Hasan'a Hüseyin'e kılıç çekmesinler. Bir daha günah denizine girmesinler...
* Ey aşıkların hurisi perisi..! Sen günah denizine binekler koyarsın, koyarsın da kullarım bi çare kalmasınlar diye. Lakin aşıkların binek bilmezler ki,onlar senin günah denizini su bilirler. Her bir yandan dalarlar, içerler de içerler yudum yudum günahtan bi haber sevaptan da bi haber oldukları gibi, sen onların dinini Leyla edersin, imanlarını Mevla ettiğin gibi onların dini aşk, gülü aşk, dikeni aşktır. Gayrı ki onları hiçbir kadı, müftü bilmez anlamaz artık onlar şeriatın sefili, zındığı, kafiri, münafığıdır. Onları ancak sen zapt eylersin. Ateşe düşürdüğün İbrahim gibi, tura üşürdüğün Musa gibi, göğe çektiğin İsa gibi, Muhammed sırrına çakip çevirirsin taki kesrette vahdet saadetine ereler tadını bileler ki kemal olsun...
* Ey sevgili senin yüzünden dökülen zuhur ve tecellilerin sonu gelemezki daha öte hallerini burada açık edersek hiristiyan kardeşlerimizin zünnarlarını çekip almış oluruz. Ey sevgili şimdi ben nerdeyim, ben ne derim öğüt dinleme yerine öğüt veririm. Madem iş öyle uzat bu şarabın kadehini, sun saki leyla elinden, cana canlar katan canın badesi, canıma lebbin olsun..!
..

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Böcek Mi Bebek Mi?

Günümüz çeteleşen insanları, bebekler gibi! Akılları basmayınca bir grup içinde kendilerine yer arıyorlar; bu gruplar çeteler, ideolojik örgütler, dinsel gruplar, siyasi gruplaşmalar olabilir! Toplum tam gelişmeyince bu haller kaçınılmaz! Bebekler, kendi aralarında çeteleşince mahallenin iki bakkalından biri bebeklere çikolata verip diğerinin cam çerçevesini kırdırıyor!

Bebek akıllı yaşlıları bir araya getirenler de onlara kendini toplum içerisinde ifade edeceği bir ortam sunmuş oluyor; tabi ki karşılığı, ideolojiye veya gruba destek! Bazı niteliksizler de kendini ifade edeceği ve niteliksiz yanının kapatılacağı ortama kaçıyor!

Bazısı da toplumsal olarak bir gruba girmenin heyecanını yaşıyor; insani ilişkiler açısından! Bunların tamamı toplumun eksik yanlarının ideolojik ya da dinsel ya da diğer egemen gruplarca kullanılmasına yol açar!
..

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Kaçtı adam. Yıllardır beklediği aşkı buldu. Buldu ve ondan kaçtı. Aşık olacak durumda değildi ki. Yüreği bir kadına vurmalıydı vuracaksa. Bir kadının olmalıydı olacaksa. Bu kadını her ne kadar kendisi değilde 'kadının' diye kader koymuşsa da... Seviyordu kaderin 'kadının' dediğini üstelik ama aşık değilse de!

İki beden bir olabiliyor, biliyordu. İki beden, iki vücud birbirini tamamlayabiliyor, tam anlayabiliyordu. İki vücüd birbirine yaşıyor, birbirine ağlayabiliyordu. Öyleyse başka bir kadına gerek yoktu. Hayatta bir erkek ihtimal ki iki kadın ile ilişki yaşayabiliyor. Ama bu, bu adama tersti. Sırılsıklam aşkı yaşayabilirdi, o sonradan bulduğu aşkı. Ama o buna güle güle dedi, elveda dedi..

Gidecek miydi şimdi o kadın. Bir kadının lügatinde pes etmek var mıdır. Bu durumdan sonra 'Şeytan' kimliğine mi bürünecekti kadın. Yoksa sana da eyvallah 'temiz kal' diye gidecek miydi. Ve hiç ama hiç bir zaman bu adamın kapısını bir daha çalmayacak mıydı!

Aşkı bulmuştu, yaşayamamıştı adam. Aşk yaşamak nasıl olur, belki de kaçamak olur... Belki de günah olur... Ve yazık olur 'Helal olan aşkı' yaşamıyorsan. Biri kırılır, biri incinir, biri ağlar... O kaderin kendisine nimet olarak verdiği eşini çok seviyordu. Ve onu ağlatmak istemiyordu. Ama bir kadın ve bir erkek ağlayacak mıydı illa ki geride...
..

Devamını Oku