Gün doğumu gibi hep taze Şiiri - İlyas K ...

İlyas Kaplan
1382

ŞİİR


16

TAKİPÇİ

Gün doğumu gibi hep taze

Belki de bir yerlerde şimdi
herkesin her zaman yaptığı bir şey yapılıyordur.
Bir yudum su içiliyordur mesela.
Besmele seslendiriliyordur bir işe başlarken.
Bir kapıdan içeri sağ ayakla giriliyordur.
Sağ yanı üzerine yatılıyordur uyumak için.
Misafire meyve ikram ediliyordur.
Kuşların nezaketle uçuşu seyrediliyordur.
Belki yine birileri
Yine yağmur altında ıslanıyordur.

Yeni bir şey yok gibi.
Gök kubbe altında söylenmemiş söz kalmadığı gibi,
yapılmamış eylem de kalmadı desek yeridir.
Sözü de işi de orijinal kılan,
o sözü ve işi yeni bir insanın,
tek başına, ilk defa yapmışçasına
heyecanıyla söylemesi gibi.

Öteden beri vardır yağmur yeryüzünde,
yeni değildir, doğru.
Ama altında ıslanan insan yenilendiğinde yağmur da yenilenir.
Güneş hep doğudan doğup batıdan batmaktadır, doğru.
Tekrar etmektedir sabahlar ve akşamlar,
hep bildiğimiz şeydir.

Sürpriz yok sanırız gün doğumunda
ve gün batımında.
Ama yeni bir insan, yeni bir nazar, taze bir sabah,
güneşi ilk defa doğurur.
Öylesine tanık olmadığımız bir akşam,
daha önce olmadığı kadar özel batırır güneşi.

Tekrarladığımız eylemlere bakalım.
Tekrarlıyor muyuz sahi?
Yoksa taze bir heyecan mı yükleniyoruz
her yağmuru karşılar gibi?
Namazlarımız daha önceki namazların yinelenişi mi?
Yoksa aldığımız her nefesin taze oluşu gibi
taze mi secdemiz?

Yeni bir baharın gelişi gibi,
sanki daha öncekilere hiç benzemeyen
bir eşsiz yenilik mi oruca tutuluşumuz?
Müslümanca yaşamanın içinde
Müslümanca niyetlenmek de vardır elbet.

İlk ve son defadır.
Yeni bir duruş inşa etmek için,
gerekçeleri tazelememiz bekleniyor bizden.
Çünkü yaratılış taze.
Var oluş hep yeni,
hep yeniden.

İbadetlerimizi orijinal bir var oluş olarak
ihya etmek için,
nedenlerimizi taze bir sebebe,
yeni bir heyecana bağlamak gerek.
Müslüman tavrını, halini, tutumunu, sözünü
taze olarak inşa edebilmek için
işin başında, sözün berisinde,
sağlam irade ile var olmamız gerekiyor.
Peygamber’in kul olarak yaşadığı heyecanı,
duyumsadığı minneti
yeni baştan yaşamak mümkün.

Şimdi biz yeni bir bakış,
taze bir heyecanız ihtişam karşısında.
Yeni bir niyetle, önü alınmaz bir heyecanla
taze bir gerekçe bulamaz mıyız sahi kendimize?
Kalple var olamaz mıyız?
Mümkün bu.
Hatta Müslümandan beklenen bu.

Bir yerde susmak mı gerekiyor?
Şimdi “Allah işitir” diye susmalı.
Bakışını kısmak mı gerekiyor müminin?
Allah burada da görüyor diye gözlerini kaçırmalı.
Her an yeniden yaratılan,
her an yeni olan âleme
yeniden hayret ettiğimiz için olmalı.

Nerede durursak duralım, o duruşa bizi ikna eden,
her dem taze olan vahyin
her an tazelenen hayatla buluşması olmalı.
Hangi halde, hangi kıyafette olursak olalım,
o halde tecelli eden, o tavırda
ilk defa, çok özel, çok öznel, çok özge
bir davranış diye var olmalı
her ânın içinde,
yeni ve taze bir heyecan.

Su içmek gibi yenilenen bir ihtiyaç,
gün doğumu gibi hep taze bir sahne,
ıslanmak gibi hiç eskimeyen bir duygu.
Müslümanca var olmanın kalbine koymalı kalıpları.
Varlığın göğsünde taze niyetlerimizi,
orijinal gerekçelerimizi kan diye akıtmalı.

Müslümanca var oluşun güzelliğini
burada yeniden ete kemiğe büründürmeli.
İnsanlar ile aramızda ve eşya ile aramızda olanlar,
olmakta olanlar, olacaklar,
hiçbir zaman birbirinin tekrarı olmadıysa, olmayacaksa,

Allah’ın Elçisi’ni aramıza almak,
duvara tuğla koymak gibi
tekrarla yetinilecek bir iş değil,
ilk defa yaşanacak bir heyecan olmalı
Öyle değil mi?

redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 3.8.2025 01:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!