Gümüşten Rozet Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3048

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Gümüşten Rozet

Mazi, siz gibiler durdukça, sadece vesveseden ibarettir efendi.
Öfke değil de, sitem diyelim biz buna.
Ve eksik işitin bizi, ilk defa.
Gitmenin ağırlığını, yakasından kavradım,
Daha, yeni yeni anlıyorum,
Ha bu arada, bunu eklemeden edemeyeceğim sizden efendi,
Her vakit, ademoğlu yemine nankörlük etmez.
Bazen de, yemin ademoğluna nankörlük eder.
*
Tatbik edildi, mühürlendi ve kesinleşti bizzat zatınızca,
İmza da siz efendiye ait, yoksa bastırdınız mı hafızanızda.
Bunun üzerinde kafa yorarsam, boş verelim..
Biz yemine dönelim.
Ona sağır bir inatla kananı, namludan girişli,
Sırttan çıkışlı, bir kurşunla buluşturur.
Kurşun ve vurulan, birbirine en sadık dost olur.
Düğüm çözüktür, ve artık hükümsüzdür.
*
Fazlası da mevcut! hiç bir vakit noksan olmadı ki;
Bir de geçer karşısına, ninni söyler mezarına su döker.
Kurşunu yiyenin, mizah anlayışından bence, ben gibi biliyorum ben de.
Kurşunun izini unutup, tetiği çekenin haline kahkaha atmaktan yarılır.
Hıçkırık, illa ki kederden ve yasdan taşmaz.
Bazen, akıl tutulmasına sırıtmaktan da taşar.
*
İroni kabiliyetinize, bir ben tebessüm edebiliyorum galiba.
Biraz drama dersi görün, çabanıza ziyan olmasın efendi,
Ne bileyim ben işte, biraz Kemal Sunal çalışın.
Mozart dinleyin, Serdar Ortaç ile bitirin.
Ortam, zihin karmaşasına erişsin.
*
Sonra efendi, bir şey yapın, bir şeyler yapalım.
Aynaları tuzla buz edin, taze zambakları kavanozda kurutun.
Mektubumu yırtın, yırtmak iyidir efendi.
Panjurları indirin, kapıları kilitleyin,
Şu pasta tabağınızdaki, o bıçağı da kaldırın.
Öyle bıçaklı bıçaklı, pasta mı yenir kuzum.
Ne bileyim işte, bir şey yapın.
*
Bu arada, özen gösteriniz de diliniz kanamasın,
Bazı kanamalar, hoş hissettirmiyor efendi.
Göğsümüzdeki sancıdan, iyi biliriz biz,
Lütfen siz, özen gösterin efendi,
Canınızın acımasını, arzu etmeyiz biz.
Siz de arzu etmezseniz ve özen gösterirseniz mutlu oluruz.
Mutlu olmak, işte efendi!
Mutlu olmak, bu kadar basittir her vakit.
Bunu lütfen rica edeceğim, avucunuzun içine tükenmez kalemle not düşün.
*
Neyse efendi, sahnenin sonu geldi galiba, final olmanın izaha gelir yanı yok efendi.
Bundan sonra, aşikar oluyor oldu galiba,
Resmiyet kazanıyoruz, ikimizi candan samimiyetle kutluyorum.
Yeni unvanınızla sizinle brunchlar, akşam kokteylleri, hafta başları,
Bir havadan sudan, konuşuruz gülüşürüz galiba.
Bu arada efendi, aklıma gelmişken sorayım,
Yakanıza, gümüşten bir rozet daha taktınız, kendinizi nasıl hissediyorsunuz.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 21:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!