Ben Seni bir papatya güzelliğiyle sevdim.
Sense ruhuma deve dikeni misali battın!
Ben Seni bir Çiğ damlası kadar,
Özlem diyorum özlem.
Ne yürek yakıcı bir ateş!
Dile getirmek için,
Kelimeler ararsınız.
Ama, nafile!
Yüreğimdeki çocuk ağlıyor.
Çığlık çığlığa!
Ne elinden tutan oldu, ne de bir yol gösteren
Fırlatıp attılar, acımasız bu hayatın içine!
Özlem diyorum özlem;
Ne yürek yakıcı bir ateş!
Dile getirmek için,
Kelimeler ararsınız.
Rüzgarlı bir sonbahar sabahında,
Bir çınar yaprağı gibi,
Tutunamadım dallara,
Başkalarına hayat vermek için,
Yeniden düştüm kara toprağa!
Çocuk;
Sen papatyalı yollarda,
Geleceğe koşarken,
Ben sırtımda, geçmişin ağır taşları,
Yokuş yukarı, tırmanmaya çalışıyorum...
Gözlerimin önünden birer birer,
Çocukluğum ve cocukluğumda,
Yaşadığım Dramlar geçer!
Bir Bayram gününde,
Çocukluk yüreğim sızlıyor!
Tekrar yaşanması mümkün olmayan,
Anılar birbir,
Canımı acıtıyor!
Yorgunum;
Çok uzaktan geldim,
Tut elimden,
Aç Cennetin kapısını!
Yorgunum, çok bekledim,
Ben hiçbir şeyin peşinden koşmadım,
Peşimden koşan,
Peşiden koşturan,
Hep anılar oldu!
Ben sussam da anılar susmuyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!