Ben Züleyhaydim sen ise Yusuf. Takvim yapraklarım daha ağırdı, senin ömür satırlarından. Nefesinin mısraları benimkinden daha azdı. Sen Yusuftun, gömleğini yırttım imkansızlığın. Gel bir sarıl bu imkansizligin kemikleri kırılsın. Senli zamanlarımda eritmisim yüreğime şekeri. Sensizliğin tadı şekerin zehriymis meğer. Dipsiz bir kuyuda adını hecelemekmis ve söyleyememekmis içindeki kelimeleri ve seni görebilmenin umudu, aydınlatıyordu bu kuyuyu. Gururumun tercümanı yoktu ve sen geçiyordun gözlerimin önünden. İmkansızliğin tınısı fisiltiyordu kulağıma "seslenme Yusuf'a", Sessizliğin kuyusunda görebildim ya seni...Seni görebilmek gülümsememin nedeni.
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta