Nereden çıktın sen yine?
Ayrılmadık mı köşede?
Dolanma artık peşimde,
Beni bana bırak hüzün.
Yağmurlu bir gündü,
Kasvetli ve karanlık...
Çökmüştü bulutlar
Eskimiş yüreğime...
Çıkıverdin ortaya
Öylesine, birdenbire...
Bir sabah gün ağarmadan
Çığlık çığlığa geldi dünyaya
Ağlayarak yazgısına insan.
O küçücük alnında yazılıydı geleceği,
Yalan, aldatmaca, korku, nefret, kan.
İster Godot olsun beklenen,
İster sevgiliden bir haber
Ya da dosttan sıcacık bir merhaba...
Eklendi mi dakikalar günlere,
Günler haftalara,
Haftalar aylara,
Yağmur değildi yağan,
ağlıyordu sokak...
Boynu bükük
bir kırmızı gül
öylesine yalnız,
öylesine atılmış
Geldi mi yoksa vakti
sessizce kapatmanın
anılar sandığımı
bir damla mutluluk,
biraz hüzün,
bir damla kahkaha,
Bana çılgın diyorlar,
varsın öyle bilsinler.
Çılgınım çılgınlıksa
sevmek bülbülü gülü,
düşmek sevda peşine
yarılamışken ömrü.
Sizler benim her şeyimsiniz
Çocuklarım.
Dünün sevdası, yarının umudusunuz
Çocuklarım.
Sizler yaşam, sizler güneş,
Sizler masmavi gökyüzüsünüz
Mutluluğumu
Çocukluğumun durgun sularında
Unuttum.
Mutsuzluğum alabildiğine....
Çocuk olsam, saklanbaç oynasak seninle…
Uzansak sahilde, yıldızları saysak bir bir…
Dilek tutsak kayan yıldızlarla birlikte…
Şarkılar söylesek, dans etsek, dönsek, dönsek...
Yorulsak, çimenlere atsak kendimizi…
‘Bir varmış bir yokmuş..’ ile değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!