unuturmuş insan
uğrunda neler neler feda ettiğini..
unuturmuş da
gün gelir dayanırmış göz bebeklerine
kurşun tadında gözyaşlarıyla...
Şimdi hangi cehennemi
cennet yapıyorsun ki
bu kadar günaha girdin..
Günahla kazanılan cennet
sonu cehennemle biten
Vur kalemim
Yüreğime yüreğime..
Aşk nasılsa imkansız..
Vur da kanasın yürek
yokluğunda,
kızıl kıyamet gecelerin rahmeti yağardı gözlerime..
bir dua gibi dökülürdün dudaklarımdan
uyanırken
sabaha..
Geçmişe gömdüğün her ne varsa,
bir gün su yüzüne çıkıp
bütün çıplaklığıyla yüzüne çarpacak..
Ve geçen her senenin hesabını soracak..
İşte o gün verebileceğin bir cevabın olmalı;
gecenin bi vakti çökersin yalnızlığına
alırsın kalemi eline yazarsın..
geçmişi bir bir dökersin önüne
kah gülüp, kah ağlarsın
kah kızıp, kah mutlu olursun
sen hiç
geçmişi
bir gül demeti gibi
önüne serip,
o gülün dikenlerini tek tek batırdın mı yüreğine?
Sen hiç sonbaharın hüznüne dalıp şarkılar söyledin mi?
Göz kırptın mı hayata yüksek bir tepenin zirvesinden
Kuşlarla yarışarak koştun mu yemyeşil ovalara
Özgürce çırılçıplak uzandın mı bir okyanusun masmavi derinliğine?
Ve hiç kaybolduğunu hissettin mi geçmişin tozlu anılarında
canım
uzun yürüyüşler yapmak istiyor..
uzun, çok uzun..
geçmişi
sonbaharın yaprakları gibi




-
Ali Can
Tüm Yorumlar.....:((((