Boşu boşuna çizersin günleri
Bir duvar takviminde
Dünün bugünden
Bugünün yarından
Bir farkı yoktur aslında
Gene de günleri bilmeliyim dersin
Yüreğim çinke çinke devran ağzında yenmiş
Ben boy sandım dünyayı adım atılamaz enmiş
Bir adamın şair olabilmesi için
Minareler kadar boyu;
Camilerin kubbesi kadar omuzu
Ve her zaman devamlı burnunun dikine
Hakikatin üstüne üstüne giden
Beyninin içinde bir domuzu olması lazım
Sana en bulunmaz sözler yazamam sevgili
Çünkü daha önce bütün şairler
Söz harmanında ne varsa
Çeşit çeşit söylediler her dilde
Ne incecik derilerin omuru kaldı
Ne en nadir göğüslerin domuru kaldı
Bir insan memleketi demektir
Memleketi ile özdeştir
En az yüzde doksan
Bir algısı olur her memleketin
Allah zaten bilir ama
Bir de insanların bilmesi lazım
ta bahardan sonbahara
bir verim koşusunda zeytinler
çiçeklerinin hepsini
tutamaz tabii
kökünün kuvveti kadar
taşır da taşır
Güneş hep aynı doğar aynı batar
Ve fakat yeryüzünün bazı yerleri
Çok hızlı bir şekilde değişir
İnsanlığın yerini hayvanlık alır
Bütün bir memleketi yamyamlık alır
Gel de yaşa şimdi
Eğer bir yere varmak istersen
Yok edeceksin engelleri
Yok
Fatih Sultan Mehmet gibi
Yavuz Sultan Selim gibi
Zincirse zincir
Bizim buralarda
Yağmur için
Püsen püsen yağıyor
Çok ince kıyım
Damlalar demek
Var gibi, yok gibi
En iyi bağlar bilir
Güneşin nasıl yaktığını
Dağlar değil
Onların nice akarsuları
Derin ve koyu gölgeleri vardır
Çölü hiç sorma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!