Öyle bir cemal ki, güneş utanır sönük kalır,
Ay, O’nun nurundan bir zerre nur alır.
Gülüşü mühürdür şifaya, bakışı derya,
O’nun nefesiyle uyanır her ölü rüya.
Siması sabaha benzer, saçları geceye bürünür,
O’nun geçtiği yollarda melekler görünür.
Alnında secde izi, gözlerinde rahmet saklı,
O’nu bir kez görenin, başından gider aklı.
Terlese gül damlar, yürüse bulut gölge eder,
O’nun olduğu yerde ne gam kalır ne keder.
Kelâmı baldan tatlı, sükutu bir derin hikmet,
Varlığı tüm aleme verilmiş en büyük nimet.
Yüzünde bir sükunet, gönlünde bitmez bir umman,
O’dur karanlık asırlara gönderilen en büyük derman.
Ne kalpler yandı O’nun o mahzun hayaliyle,
Doyulmaz o güzelliğe, o şanlı kemaliyle.
Ya Resulullah! Sen ki güzelliğin en saf halisin,
Sen hem yerin, hem göğün tek sönmez meşalesisin.
Öyle bir nur ki bu, ne tarife sığar ne söze,
Sadece aşkla bakana, görünür o nurlu göze.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 5.2.2026 22:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!